Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
NEDİM İNCE YAZIYOR ...
Atalarımız yıkmanın çok kolay yapmanın ise çok zor olduğundan söz eder. Gündelik yaşantıda bunun defalarca doğrulandığını görmekteyiz. Görmekteyiz görmesine de yine de bu sözü sık sık unutup çok kolay kalp kırmakta, sevdiklerimizi incinmekte, edindiğimiz arkadaşları sudan nedenlerle yitirmekteyiz.
Yaşadığımız kayıplardan, üzüntülerden sonra hayıflanmaktayız ama artık iş işten geçmiştir.
Kırdığımız kalbi onarmak, eski haline getirmek çok zordur.
İncittiğimiz bir kişinin gönlünü almak kolay değildir.
Sudan bir nedenle biten bir arkadaşlığı yeniden başlatmak hele de eskisi gibi olmasını sağlamak neredeyse olanaksızdır.
Çok nadir edinilen dost yitirildiğinde onu tekrar bulmak mucizelere kalmıştır.
Yok olan güveni tekrar kazanmak ancak hayal edilebilir.
Tüm bu gerçeklere rağmen yaşamın diyalektiği bize davranışların bazen iyi bazen kötü olabileceğini göstermektedir.
Güzellikler yanında sıkıntılar da hayatın bir parçasıdır.
Ne kadar olumsuz davranıştan kaçınılırsa kaçınılsın…
Ne kadar sıkıntılardan uzak durulmaya çalışılırsa çalışılsın…
Hayatın bir parçası olarak karşımıza çıkacaklardır.
Çare; yakıcı, yıkıcı etkilerini azaltmanın yollarını bulmaktan geçmektedir.
Aşağıdaki kısa öykü bu yollardan birini göstermektedir.
“Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar.
Tokadı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime bile etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar
“Bugün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı."
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen yıkanırken bir batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş kurtulduktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:
"Bugün en iyi arkadaşım benim hayatımı kurtardı."
Tokadı vuran ve sonra arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der; senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun. Neden?
Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir:
"Sevdiğimiz biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalıyız ki onu hiçbir rüzgar yok edemesin."
Ve ekler;
“İncinmelerinizi kuma, gördüğünüz iyilikleri kayalara kazımayı öğrenmemiz gerekir.”





GÜNCEL
Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Muhsin Kızılkaya
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


