AKP'lilerin karıştığı 'isteklerine 'hakim' olamayan hakim' skandalı

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

Çorlu'daki tartışılan tahliyeyle gündeme gelen hakim ve AKP'li il başkanında karıştığı skandalda 12 puanlık uzman sorusu: Cinsel arzunun tatmini 'rüşvet' sayılır mı?

 Çorlu İlçesi'nde Belediye sınırları içinde kalan cadde ve sokakların temizlenmesi ve çim, ağaç ve çiçeklerin sulanması ihalesine fesat karıştırdıkları suçlamasıyla tutuklanan 4 sanıktan 3'ünü nöbetçi olduğu gün ‘tartışmalı’ bir şekilde tahliye eden hakim Selçuk Uğur Özdemir'in, hakkında açılan idari soruşturmayı engellemek için AKP Çankaya İlçe Başkanı Alaaddin Varol'dan yardım istediği öne sürüldü. Ankara'ya giden hakim Özdemir'in, AKP İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Coşkun ile buluşup önce saunaya gidip kadınlara özel masaj yaptırdığı, ardından da kaldığı otel odasına ‘hediye’ olarak gönderilen Rus uyruklu bir kadınla geceyi geçirmesi teknik takibe takıldı. Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek, iddianamesinin ‘değerlendirme’ bölümünde yasada rüşvetin ‘yarar’ olarak tanımlandığını ve cinsel arzunun tatmininin de ‘yarar’ kapsamında değerlendirilerek ‘rüşvet’ sayılmasını istedi. Hakim Özdemir hakkında Hakim ve Savcılar Kanunu hükümlerine göre ayrı soruşturma yürütülüyor.
Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek tarafından, ‘rüşvet vermek, rüşvete azmettirmek, yargı görevini yapanı etkilemek’ suçlamamasıyla hazırlanan ve Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklar AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Coşkun ve hakim Selçuk Uğur Özdemir'in sauna ve otelde geçirdikleri ‘sıcak saatler’ de yer aldı. Ortağının tahliye kararından sonra AKP'li Coşkun, hakim Özdemir ile bir araya gelerek partisinin Çankaya İlçe Başkanı Alaaddin Varol'u telefonla aradı ve hakkında yürütülen soruşturmanın düşmesi için, Tekirdağ 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Gökhan Pala'ya ricacı olmasını istedi.

AKP'LİYE ‘ABİ’ DİYOR

Hakim Özdemir, telefonla AKP'li Coşkun'la konuşurken sık sık ‘abi’ diye hitap ediyor. 9 Nisan 2009 günü yapılan telefon konuşmasında Coşkun'a soruşturmanın kapatılması ricasında da bulunan hakim Özdemir daha Ankara'da buluşmak için anlaşıyor.
Hakim Özdemir'in itiraz üzerine tutukluluk halini kaldırdığı Suat Mutafoğulları ile AKP Çankaya İlçe Başkanı Alaaddin Varol arasında da 27 Mayıs 2009 günü bir konuşma geçiyor. AKP'li Varol, Mutafoğulları'na, hakimin kendisine ağladığını, istifa emeyi önerdiğini ve olanları eşinin duyması halinde ayrılmasından çekindiğini anlatıyor.
ÖNCE SAUNA KEYFİ, SONRA OTELDE RUSLARLA
Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek iddianamesine göre, hakim Selçuk Uğur Özdemir konuşmaların ardından geldiği Ankara'da önce saunaya giderek kadınlara özel masaj yaptırdı, ardından da konakladığı otele gönderilen Rus uyruklu bir kadınla geceledi.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Suat Mutafoğulları'nın ortağı Turgay Dursun'un, Ankara'da Happyna Güzellik Merkezi Sorumlusu Gülcan Şahiner ile yaptığı ve teknik takibe takılan organizyonla ilgili konuşma şöyle:
Gülcan Şahiner: Ben ayrı çiçek buldum kendime
Turgay Dursun: Valla çok mu güzel
Gülcan Şahiner: Çok güzel
Turgay Dursun: Çiçekler güzel mi
Gülcan Şahiner: Çok güzel
Turgay Dursun: İyi tamam çiçekler iyiyse mesele yok canım
Gülcan Şahiner: Çiçekler ya ne diyorsun çiçeğim yani
Turgay Dursun: Tamam ben otelim belli değil öğreneyim onu da
Turgay Dursun: Şimdi bak gecede Dedeman da yer ayırmışlar
Gülcan Şahiner: Çok güzel
Turgay Dursun: Köpüklü möpüklü
Gülcan Şahiner: Evet
Turgay Dursun: Tamam bir gece programı ayrı olur şimdi benim burda
Gülcan Şahiner: He
Turgay Dursun: Gece programı ayrı olur diyorum
Gülcan Şahiner: O ayrı
Turgay Dursun: Tamam şimdi biz dört kişiyiz
Gülcan Şahiner: Tamam
Turgay Dursun: Bizim buradan arkadaşlarım var çok ciddi
Gülcan Şahiner: Tamam
Turgay Dursun: Ama yani ben mahcup olmayayım orda çok çiçekler güzel müzel
Gülcan Şahiner: Hayır hayır çiçekler çok güzel hayır
Turgay Dursun: En güzelini bana ayır yalnız ha
Gülcan Şahiner: Canım çiçek hazırlanıyor da kız banyo yapmış çünkü şimdi br şey söylüyecem sana bu kız pasaportlu vizeli bir sorun olmaz di mi?
Turgay Dursun: Hayır hayır direk 629'a çıkacak tamam mı ben 617 deyim
Gülcan Şahiner: 600
Turgay Dursun: Ben 617 deyim direk 629'u çalsın
Gülcan Şahiner: 629'u çalsın resepsiyondan sorarlarsa
Turgay Dursun: Sorarlarsa haberleri var onların
Gülcan Şahiner: Tamam
Turgay Dursun: ‘Turgay beye’ gidiyorum desin tamam mı
Gülcan Şahiner: Yanına pasaport falan almasın
Turgay Dursun: He almasın da 617'ye gönder onu benim misafirim olarak gelsin tamam mı
Gülcan Şahiner: Tamam 617 tamam

Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek, otel kayıtlarının incelenmesi sonucu otelin 617 numaralı odasında Turgay Dursun'un Muldova uyruklu Vita Tresçenca ile 629 numaralı odada ise hakim Selçuk Uğur Özdemir'in Rus uyruklu Oxana Chomaryan ile kaldığının tespit edildiğine, paraların da sanıklar tarafından ödendiğine iddianamesinde yer verdi.

‘CİNSEL ARZU TATMİNİ RÜŞVETTİR’

Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek, iddianamenin olayları anlattıktan sonra ‘Değerlendirme’ bölümünde devletin faaliyetlerinde objektif olduğunun yasalarda yer aldığını, Türk Ceza Kanunu'nda rüşvetin tanımının ‘yarar’ olarak ifade edildiğini kaydederek, “Hatta manevi veye cinsel arzuların tatminine yönelik yararlar da bu kapsamda düşünülmelidir” yazdı.
Savcı Şimşek, tutuklu sanık Hikmet Orakçı'nın oğlu ve kızını tahliye ettirmek için bir gizli tanık ifadesine göre 60 bin TL vekalet ücreti karşılığında anlaştığı, tahliye kararındaki hata nedeniyle hakim ile avukatın durumu düzeltmek için telefonla konuşmalarının olağan karşılanamayacağını da dikkat çekti. Hakim Özdemir ile Hayrettin Coşkun'un tutuklama kararından iki ay önceki dönemde hemen hemen hiç telefonla konuşmamalarına rağmen belediye operasyonundan sonraki tutuklamaların ardından yoğun bir telefon trafiği yaşandığı idianamede yer aldı.

TUTUKLANMIŞLARDI

Çorlu Belediye Başkanlığı'nın ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine araştırma yapan müfettişler, şehrin cadde ve sokaklarının temizlenmesi, çiçeklerin bakımı ve sulanması yönündeki 27 milyon liralık ihalede 7 milyon liralık usulsüzlük belirledi. Müfettiş raporunda yağmur yağdığı günler çimlerin sulandığı, mevsimi dışında ağaçların budandığı yönündeki tespitleri de dikkate alan Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, ihaleyi kazanan şirketler Ortem Temizlik Mühendislik Müşavirlik Limited Şirketi Genel Müdürü Özgür Orakçı, kardeşi Genel Müdür Yardımcısı Betül Orakçı ile Suat Mutafoğulları İntaf İnşaat Taahhüt Proje Şirketi'nin sahibi Bursaspor Yönetim Kurulu eski üyesi ve Genel Sekreteri Suat Mutafoğulları ve Çorlu Belediyesi Satın Alma Müdürlüğü'nde görevli memur Hakan Bozkurt'u 18 Aralık 2008 günü gözaltına aldı. Sorgusundan sonra mahkemeye çıkarılan 4 şüpheli, 20 Aralık 2008 günü Çorlu Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.
Daha sonra sanıkların tutukluluk halinin kaldırılması için nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne iki kez yapılan başvuru reddelmiş, ancak hakim Selçuk Uğur Özdemir'in nöbetçi olduğu günlerde yapılan itirazlarda 5 Ocak'ta Suat Mutafoğulları, ardından da 9 Ocak'ta Orakçı kardeşler tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Ancak Orakçı kardeşler, 29 Nisan 2009 günü yapılan ilk duruşmada aynı dava kapsamında yeniden tutuklanmışlardı.
Tahliyelerin organize edildiğini ve yasadışı ilişkiler bulunduğunu belirleyen Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek, bu gelişmelerin ardından sanıklar Hikmet Orakçı, Suat Mutafoğulları, Turgay Dursun hakkında ‘rüşvet’ suçlaması ile 6 yıldan 18 yıla kadar, AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Çoşkun hakkında ise ‘rüşvet ve yargıyı etkilemek’ suçundan 8 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması için Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. Tahliyeleri organize ettiği öne sürülen AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Coşkun ile Mutafoğulları'nın ortağı Turan Dursun 28 Mayıs günü tutuklandı. Hikmet Orakçı ile tahliye olan Suat Mutafoğulları ise tutuksuz yargılanıyor.
Hakim Özdemir hakkında da HSYK hükümlerine göre ayrıca soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.


Teknik takibe takılan diğer konuşmalar


Çorlu Cumhuriyet Savcısı Engin Şimşek tarafından hazırlanan iddianamede ortağını Suat Mutafoğulları'nın tahliye edilmesi için çaba harcayan AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Çoşkun ile hakim Selçuk Uğur Özdemir arasında 9 Nisan 2009 günü yapılan konuşma şöyle yer aldı:
Özdemir: Hayrettinciğim bu şeyi bi öğrensene onun gününü yarın mı, yarınsa hemen bugün Ankara’ya geleyim gideyim ilgililerle görüşeyim bari
Coşkun : Yarın değil 21’inde herhalde şey emmioğlu
Özdemir: Öyle mi
Coşkun : Ha ha tamam ben öğreneceğim
Özdemir: Onu öğren de eğer yarınsa ben hemen geleceğim çünkü sen o konudan mevzudan bahsetme şeye yani böyle böyle olacakmış diye bahsetme kimseye
Coşkun : Tamam görüşürüz
Özdemir: Tamam ondan kimseye bahsetme de ne olacağı konusundan bahsetme
Coşkun : Tamam kardeş
Özdemir: Tamam ben haber bekliyorum yarınsa atlayıp geleceğim çünkü
Coşkun : Tamam hadi görüşürüz
Özdemir: Hadi görüşürüz


HANIMI DUYARSA BOŞAR


Hakim Özdemir'in itiraz üzerine tutukluluk halini kaldırdığı Suat Mutafoğulları ile AKP Çankaya İlçe Başkanı Alaaddin Varol arasında 27 Mayıs 2009 günü bir konuşma geçiyor. AKP'li Varol, Mutafoğulları'na, hakimin kendisine ağladığını, istifa emeyi önerdiğini ve olanları eşinin duyması halinde ayrılmasından çekindiğini anlatıyor. Geçen görüşme ise iddianameye şöyle yansıdı:
S.M.: Merhaba Alaadin bey
A.V.: Merhabalar Suat bey başınız sağolsun
S.M.: Sağol teşekkür ederim dostlar sağolsun Aladdin bey
A.V.: Allah mekanını cennet etsin abi
S.M.: Amin, amin, amin çok teşekküre ederim çok sağ olun
A.V.: Ben de bugün duydum ya daha doğrusu
S.M.: Nasıl gidiyor gelişmelerden haberin var mı bir problem var mı
A.V.: Yani sıkıntı sıkıntı
S.M.: Öyle mi
A.V.: Sıkıntı hakimle ilgili anladın mı
S.M.: Anladım anladım
A.V.: Hakime takmış durumda
S.M.: Hımm
A.V.: Hakime takmış durumda
S.M.: Evet
A.V.: Hımm
S.M.: Hakime takınca orda müfettişler. Müfettişlere delil koymak için yani adamlar getiriyor
A.V.: Hımm
S.M.: Taa eveliyatını ben biliyorum. Yani bu aşamaya getireceğini ben tahmin etmiyordum. Bu savcının biliyor musun başsavcının
A.V.: Anladım
S.M.: Yav adamın bundan beş yıl önceki işte hakimin beş yıl önceki görev yaptığı katibesiyle bir gün bir otele mi gitmişler, ta onları bile araştırıp dosyaya koymuş. Ulan bu kadar şey olur mu be
A.V.: Evet bu şeyde CİA ajanları yapmıyor bunu
S.M.: Yazık abi adamın özel hayatı şuyu buyu. Yav adam geldi bize Selçuk ağladı ‘Yav abi kapat da istifa edip gideyim’ dedi. ‘Şimdi ben hanımdan boşanacağım duyacak hanım’ dedi
A.V.: Eee çok insafsızca bu
S.M.: Hııı
A.V.: Ççok acımasız davranıyor
S.M.: Yav bi de suç değil adamın hayatı ya
A.V.: Hiç bişey yok ortada
S.M.: Özel hayatı abi özel hayatı şeyi bıraktı ya öbür işlerle uğraşmıyor tamamen hakime bitirmek için kurulu bir sistem var ya
A.V.: Evet ama bizim arkadaşlarımıza yazık ya bize yazık ya
S.M.: Ha sırf hakimi bitirsin diye
A.V.: Evet
S.M.: Yav tutmuş nataşaları getirmiş nataşala oğlum nataşadan sanane ya
A.V.: Böyle bir şey görülmüş değil ya yani ortada bir suç yok olsa bir suç anlayacağım diyecem ki suç (anlaşılmıyor) bu diye yok bir suç
S.M.: Abi tamam o onu inşallah o yani bugunden itibaren biz benle onla uğraşacağım ya şimdiye kadar uğraşkmıyordukta o şimdi görecek ya
A.V.: Yani hakikaten çok büyük insifsızlık ya insan vicdansızlık ya
S.M.: Abi valaha billaha şeyi ya şimdi düşünsene hayrettin belkide hayatında bir defa (anlaşılmıyor).. a gitmiş
A.V.: Hıı
S.M.: Şimdi hanımı çoluk çoğu duyacak, saunaya gitti
A.V.: Evet
S.M.: Arkadaşları duyacak saunaya gitti, lan hamamda afedersin bi halt yok yani
A.V.: Anladım
S.M.: Yav yok ya adam çoçuğun
A.V.: Ya şimdi aslında sen de ona dönsen o yapmadı mı hiç gençliğinde yapmayan erkek mi var ya
S.M.: Yani
A.V.: Yani yüz kişiden bir kişiyi bilse o da denk gelmez
S.M.: Ya abi mesele yapmak... şimdi Hayrettin’e yazık ya
A.V.: Bak ben sana şunu söyleyeyim tuttu ilden istifa ettirdiler Hayrettin’i
S.M.: Öyle mi
A.V.: E tabi şey olsun diye yani onu konuşuruz da
S.M.: Aa tamam abiciğim
A.V.: Yav yazık abi ya yazık ya
S.M.: Ben de bu işimi bitereyim diyorum bastıracağım gidecem diyorum tekrar şeye o tarafa gideyim diyorum Hayrettin’lerin yanına inşallah gidip görüşürüm
A.V.: Aa gitme be dur bakalım ne olacakta ondan sonra
S.M.: Ee senden haber mi alayım ben nasıl yapayım
A.V.: Hııı
S.M.: Gideyim mi gitmeyim mi senle sonra görüşelim mi
A.V.: Yani şimdilik şimdi bence gitmeye gerek yok şimdi zaten artık gitmeyeceğim ifade vermeyeceğim belli oldu yani
S.M.: Yok yok beni yok beni çağırdılar dün sende gel diye
A.V.: Biliyorum çağırmışlar da tanık olarak seninle yüzleştirecekler tanıyon mu tanımıyon mu diye bunları yani
S.M.: Tanımıyorum ki o şeyi onları neyse gider söylerim tanımıyorsam söylerim
A.V.: Neyi
S.M.: Giderim olmassa en kötü yarın sabah giderim ayıp olmasın ya şeye Hayrettin'e
A.V.: Tamam kardeş yani
S.M.: Ya kardeşim gibi seviyorum gerçekten dünya tatlısı bir insan Hayrettin.

radikal

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam