Doğru Anlamak

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

DOĞANAY SAYGILI YAZIYOR... 

 “Kürtçe şarkı söylemek istiyorum,” dedi diye olmadık hakaretlere maruz kalıp sürgünde ölen Ahmet Kaya, şarkısında “Felsefeyle, tarihle anla beni,” diye sesleniyor. 

 Tarihin sınıf savaşlarından oluştuğunu bilerek Tarihsel Materyalizm bilinciyle seni anlamaya çalışıyoruz. Duygularımız kanıyor, bilincimiz isyan ediyor; ama umudumuzu yitirmiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki, umut yoksunu isyandan hiçbir şey olmaz!

 

*    *     *

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’ta Siyonist Şimon Peres’e ve kapitalizmin (dolayısıyla emperyalizmin) sözcüsü olan panel yöneticisi (moderatör) David Ignatius’a karşı yaptığı hareketin son derece doğru olduğunu kabul edenlerdenim. Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar emperyalist ve Siyonistlerin hareketlerine karşı bu türlü hareket etmeye çıkarları gereği çekinenlerden daha onurlu davranmıştır.

 

Paneli terk etmesi ardından hareketinin sadece moderatöre olduğunu söylemesi ise paneldeki doğru hareketini sıfırlamasına neden olmuştur. Yapması gereken Israil’le olan tüm ilişkileri kesmesiydi. Ancak dünya görüşü buna engel olduğu için yapamadı. ”Bekara karı boşamak kolay,” sözü de bunun itirafıdır.

 

Türkiye ve İsrail’in ekonomik yapısı kapitalizmdir. İki ülkedeki sermayenin birbirlerinden çıkarları vardır. Hem Tayyip Erdoğan hem de Şimon Peres, kapitalist ekonomik alt yapının üst kurumlarınca beslenmektedirler. Bu nedenledir ki, Başbakan daha ileriye gidememiş hareketi sözde kalmıştır; soyuta takılmıştır. Soyuta takılıp somuta varamazsanız yaşamda karşılığını bulamazsanız.

 

Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyonist Şimon Peres’e karşı duruşu, ezenlere karşı ezilenler için bir duruştu. Keşke bu duruşun devamı gelseydi ama gelemezdi. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın bu isyanında eksik olan umuttu, yanlış olan dünya görüşüydü.

 

*    *    *

 

Bugün, burjuva sözcüsü iktisatçıların, kriz üzerine sürekli iyimser yorum yapmalarına inanmayın. Kapitalizmin anarşik üretim yapısını aklamaya çalışan bu kişiler, ne yapılırsa yapılsın rekabete ve bireysel bölüşüme dayalı bu sistem ortadan kaldırılmadıkça yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzluğun daha da artacağı, krizlerin bitmeyeceği kesindir.

 

Dünyanın her yerinden gelen haberlerde işsizliğin ulaştığı boyut tüm korkunçluğuyla gözler önündedir. Ayrıca pazarların daralması emperyalist bloklar arası bir paylaşım savaşının yaklaştığını göstermekte ama küreselci ve ulusötesi kavramlarının savunucuları bunları görememekte, görmek istememektedirler.

 

*     *     *

 

Yine başa dönersek, Ahmet Kaya’ya “Kürtçe” şarkı söylemek istediği için o gün ona çatal bıçaklarla saldıran sözüm ona sanatçı geçinenler, bugün TRT ŞEŞ kanalı hakkında ne düşünüyorlar? Öyle ya, o gün çatal-bıçak atanların bugün söylemesi gereken şeyler mutlaka vardır. Ama bir yorum getirmeyi bırakın, o gün ki hareketlerini bile inkâr ederler. Çünkü bugün o televizyon kanalını hizmete açanlar güçlüdürler. Ve bu kişiler sadece güçlülerin yanında yer alır, onlardan beslenirler.

   
  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam