Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
Türkiye’de işlenen siyasi cinayetler arasında özel bir yeri olan ve 1996’daki Susurluk kazasıyla da yeniden gündeme gelen ‘’Bahçelievler Katliamı’’ bugün tam 30 yılını doldurdu. Katliamın 30. yılında, 12 Eylül öncesinin en vahşi olayları arasında bulunan ve 7 TİP’li gencin öldürülmesiyle sonuçlanan bu olayın bir numaralı ‘’Bilgi tanığı’’ Gazeteport’a konuştu.
8 Ekim 1978 gece yarısı işlenen cinayete el koyan ve ekibi ile birlikte olayı çözen dönemin Emniyet İkinci Şube Müdürü Tahsin Gürdal, ‘’Olayın sanıkları açısından hiçbir karanlık nokta yoktur. Bu katliamda karanlıkta kalan tek şey Abdullah Çatlı’nın yakalanamaması olmuştur. Eğer yakalansaydı, katliam emrini vereni de bulurduk. Çünkü Çatlı’da, bu katliam için bir başkasından emir aldı, yani onun da üzerinde bir Reis vardı’’ dedi. Gürdal, Ankara’nın Bahçelievler semtindeki 15’inci sokak 56/2 numaralı dairede yaşanan olayı ve gelişmeleri şöyle anlattı:
‘’ O gece geç saatlerde eve telefon geldi. Mahalli karakol beş gencin evde ölü bulunduğunu, iki gencin de kaçırıldığı bildirmiş, bana bağlı Cinayet masası ekibi de olay yerindeydi. Beş gençten birinin yaşadığı anlaşıldı ve hastaneye kaldırıldı. Gençler tabancayla vurulmuş ve tel askı ile boğulmuşlardı. Ben olay yerine gittiğimde savcı Mehmet Bağış da oradaydı. Beraber tahkikatı yaptık, ertesi gün de Eskişehir yolunda aynı evden kaçırılan iki genç daha, tabancayla vurulmuş biçimde ölü olarak bulundu.’’
NASIL ÇÖZDÜK ?
Gürdal olayı araştırmak üzere Cinayet masasından Dürüst Oktay adında bir komiseri görevlendirdiğini belirterek şöyle devam etti:
‘’ O dönemde sağ kesimin karıştığı olayları çözmek daha kolaydı. İlçe, bucak, ocak sorumlusunu sorgulayınca mutlaka ipucu elde edilirdi. Sol kesimim karıştığı olaylar ise hücre örgütlenmesinden dolayı zor çözülürdü. Bu olayda ise farklı bir ipucu bizi sanıklara götürdü. Bahçelievler pazar yerinde bir kadın, iki gencin birbirlerine (5-6-2 tamam Reis) dediğini duyuyor ve ilgisini çekiyor. Pazar da her hafta 15. sokakta kuruluyor. Bu kadın, mahalledeki komşularının katıldığı bir çay gününde, diğer kadınlara duyduklarını anlatıyor. O günlerde mahallede konuşulan tek konu da bu. Kadınlardan biri Komiser Dürüst Oktay’ın, polis kolejinden sınıf arkadaşının eşi. Eş, polis olan kocasına konuyu aktarınca, polis de cinayetin 56/2 nolu evde işlendiğini bildiği için durumu, Dürüst Oktay’a söylüyor. Bu kadını bulduk, Bahçelievler semtinde çeşitli olaylara karışan ülkücülerin fotoğraflarını gösterdik ve 5-6-2 şifresini kullanan şahsı teşhis etti. Bu kişiyi yakaladık ve İdi Amin kod adlı Haluk Kırcı’ya ulaştık. Kırcı her şeyi itiraf etti, Çatlı’nın emri verdiğini anlattı. Olaya karışan 10’u aşkın sanık yakalandı. Çatlı kaçtı ve hakkında gıyabi tevkif kararı çıkarttık. Olaya karışan bir Albay’ın oğlu ise daha sonra direk Sıkıyönetim savcısına teslim oldu, onu sorgulayamadık.’’
ÇATLI YAKALANSAYDI ?
Tahsin Gürdal bu olaydaki sanıkların olaya karıştıklarına ilişkin hiçbir tereddüt olmadığını, itirafların yanı sıra olayda kullanılan silahın da ele geçirildiğini belirterek ‘’Yaralı olan ancak bir hafta kadar sonra ölen genç de bize sanıkların eşgallerini vermişti. Zaten çoğu hüküm giydi. Ancak Çatlı yakalanamadı ve yurt dışına kaçtı, ya da kaçırıldı. Çatlı’yı yakalasaydık, katliam emrini veren asıl planlayıcıyı da ortaya çıkarırdık. Çünkü Çatlı’nın üzerinde de biri vardı ve bu cinayet emrini veren o isimdi. Bugün de kafamda o isme ilişkin bazı fikirler var. Ancak delilim olmadığı için söyleyemiyorum. Bu ismi sadece Çatlı biliyordu. Bahçelievler katliamının planlayıcısı ve uygulama emrini veren Çatlı’nın üzerindeki kişiydi’’ dedi.
KORKUNÇ KATLİAM
8 Ekim 1978 gecesi Bahçelievler 15. Sokak 56/2 nolu daireye gelen sanıklar bu evde kalan üniversite öğrencileri ve TİP üyesi Serdar Alten, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin, Osman Nuri Uzunlar ve Latif Can’ı silahla etkisiz hale getirdi. Bir süre sorgulanan ve eter koklatılarak bayıltılan gençler, elleri arkadan bağlanarak tabancayla vuruldu ve bazıları da tel askı ile boğuldu. Sanıklar evdeyken TİP’li gençlerin arkadaşları Faruk Ersan ve Salih Gevenci de eve gelince tuzağın içine düştü. Sanıklar bu iki genci yanlarına alıp Eskişehir yoluna götürerek öldürdü. Evde öldüğü zannedilerek bırakılan Serdar Alten ise, yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve bir hafta sonra yaşamını yitirdi.
Katliamın planlayıcılarından olan ve olay sırasında evin önünde Nova marka aracın içinde bekleyen Abdullah Çatlı yakalanamadı ve devletin bazı birimlerince kullanıldığının ortaya çıktığı, Susurluk kazasında öldü. Haluk Kırcı 7 kez idama mahkum oldu, cezası müebbede çevrildi, iki kez yanlışlıkla tahliye edildi. Ömer Özcan ve Duran Demirkan 12’şer yıl ceza aldı. Ercüment Gedikli müebbete mahkum oldu. Mahmut Poyraz, Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı, İbrahim Çiftçi, Yavuz Hacıömeroğlu, Abidin Sahiner, Mehmet Kundakçı ve Kadir Temir de bu olaydan yargılandı. Afla çıkanlar ve beraat edenler oldu. Halen bu olaydan dolayı sadece Haluk Kırcı cezaevinde bulunuyor. Beraat eden Mehmet Kundakçı ise yıllar sonra MHP’den Osmaniye milletvekili seçildi.
Gazeteport





Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Muhsin Kızılkaya
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


