Elveda Rumeli, Orijinal olmayan bir hikaye

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 1 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image   

SALİM TURGUT YAZIYOR ...

 Anamurlu sanatçı dostum Erdal Güney ‘Elveda Rumeli’ dizisini seyredip seyretmediğini sorduğunda izlemediğimi söylemiştim. Muhabbeti yaptığımız dönemde dizi yeni başlamış ve 3.bölümü yayınlanmıştı. Erdal Güney dizinin Makedonya’da çekildiğini, orijinal bir hikayesi ve güçlü diyaloglarının olduğunu söyledikten sonra müziğini de ‘Hatırla Sevgili’ dizisinde olduğu gibi kendisi ve arkadaşlarının yaptığını söyleyince diziyi izlemeye karar vermiş ve sonraki haftalarda beğeni ile izlemiştim.

İzlemeyenler için dizi hakkında kısaca bilgi vereyim. Dizi 1896 -1897 yıllarında Makedonya’nın Manastırı’na bağlı Pürsıçan kasabasında yoksul sütçü Ramiz’in ailesi çevresinde geçiyor. Sütçü Ramiz’in bir ineği bir eşeği, karısı (Fatma) ve 5 kızı (Hatice, Vahide, Zarife ve kızçeler) vardır.

Dönem Osmanlı’nın dişlerinin sökülmeye başladığı bir dönemdir. Osmanlı’ya karşı Balkanlarda Bulgar ve Rum çete harekeleri hızla artmaktadır. Osmanlı’da reform talebi ile önce Genç Osmanlılar ardından Jöntürkler ve onun içindende İttihat ve Terakkiciler zamana yayılarak örgütlenmişlerdir. İttihatçıların padişaha başarısız suikast girişiminin ardından Makedonya’ya kaçan tıbbiyeli Mustafa, kendisi de bir İttihatçı olan kasabanın kaymakamı aracılığı ile yoksul sütçü Ramiz’in evinde kalmaya başlamıştır. Sütçü Ramiz tıbbiyeli Mustafa’yı kasabaya yeğeni Namık olarak tanıtır ve kasabalının kuşkulanmasına engel olur.

Dizi hem döneme tanıklık ederken hem de orijinal aşklarla sürükleyici bir hal alır. Sütçü Ramiz’in büyük kızı Hatice’yi koşulları daha iyi olan kasap Cabbar ister ama Hatice yoksul ve aklı biraz eksik olan terzi Hasan ile evlenir. Evin küçük kızı Zarife Hıristiyan öğretmen Alex ile amansız ve güçlü bir aşk yaşamaktadırlar. Erkek gibi yetişmiş olan evin ortanca kızı Vahide ise evlerinin ahırında yatan tıbbiyeli Mustafa’ya aşıktır. Dizi bu minvalde sürer. Dönem dönem çetelerin baskını ile gerilim artarken, sütçü Ramiz, karısı Fatma ve terzi Hasan’ın diyaloglarındaki komiklikler izleyiciyi güldürür. Amansız aşıkların kavuşma umudu ile izleyici mutlu olur. Yöresel şive ile çekilen dizide sütçü Ramiz diziyi sürükleyendir. Sütçü Ramiz’in dönem dönem tanrı ile diyalog kurması da dizinin ilgi çeken sahnelerindendir.

Dizi hakkında daha çok şeyler söylenebilinir ama kısaca tanıttığım bu diziyi geçen yıl Erdal Güney söyledikten sonra geçtiğimiz haftaya kadar zevkle izliyordum. Hakikaten de güçlü diyalogları olan espirili ve güzel bir dönem dizisi olarak görüyordum. Ta ki, geçen hafta televizyonun karşısına oturup zap yaparken birden bir film dikkatimi çekti. Televizyonun sağ

alt köşesinde ‘Damdaki Kemancı’ yazıyordu. Önce Damdaki Kemancı’nın orijinali sandım. Sonra dikkat edince oyunculardan bazılarını tanıdım. Ayten Gökçer’in gençliğinde çekilmiş. Film ilgimi çekti ve izlemeye başladım. İzledikçe şaşırdım. Mekan ve karakterler çok tanıdık geldi. Karakterlerinin hemen hepsi ‘Elveda Rumeli’de olan karakterler.. At’ının nalı olmadığından dolayı süt arabasını kendisi çeken sütçü Asım, Asım’ın büyük kızı Reyhan ile evlenmek isteyen kasap, kasap’a söz verdiği halde büyük kızının terzi Muttalip ile evlenmesini sağlamak için rüyasında kasabın eski karısını gördüğünü söyleyerek hem karısını ikna eden hem de kızını memnun eden sütçü Asım. Kasap’ın tüm çabalarına karşın Asım’ın büyük kızı Reyhan ile evlenen yoksul terzi Muttalip, ortanca kıza aşık ve çarlık Rusya’sı tarafından aranan öğretmen Selçuk, en küçük kıza aşık olan Hıristiyan Boris, vs vs. Yerli Damdaki Kemancı filmini tamamen izleyemedim. Uyumuşum. Ama izlediğim bölümlerde Elveda Rumeli ile müthiş bir benzerliklerinin olduğunu fark ettim.Elveda Rumeli ile bu filmin hikayesinin aynı olduğuna karar verdikten sonra yıllar önce Mersin Opera ve Bale tarafından oynanan Damdaki Kemancı müzikal’ini düşündüm. Konuyu tam anımsayamadım ama bir benzerlik olmalı dedim. Hafızam ‘ah bir zengin olsam’ şarkısını ve yoksul sütçüyü anımsattı. Birkaç arkadaşla muhabbetimde de ayrıntılı bir bilgi alamadım ve bunun üzerine internete girerek Damdaki Kemancı’nın orijinal öyküsünü okudum. Öyküyü okudukça da şaşkınlığım biraz daha arttı….

Orijinal Damdaki Kemancı’da, 1900 yıllarının başında Ukraynalı yoksul Yahudi bir sütçünün Çarlık Rusyası’nın zulüm iktidarına dayanmasını sağlayan sevgi, gurur ve inancının hayat dolu hikayesi var.. Sütçü Teyve, karısı Golde ve üç kızları etrafında dönen film, Ukrayna’daki Anatevka köyünde geleneklerine sıkı sıkıya bağlı küçük bir Yahudi topluluğunun içinde yaşananları anlatıyor. Tevye her ne kadar geleneklerin öneminden dem vursa da, çağdaş hayatın gereklerine uyan üç kızı ona sormadan birer sevgili edinmişlerdir. Ne var ki Tevye hiçbirini beğenmeyecek ve eşinin tüm uyarılarına rağmen kızlarıyla çekişmeye başlayacaktır. 1971’de çekilen film, en iyi film ve en iyi yönetmen dahil olmak üzere 8 dalda Oscar’a aday gösterildi ve dünya klasikleri arasına girdi. Uzun bir süredir de dünyanın birçok ülkesinde müzikal olarak oynanıyor.

Yerli Damdaki kemancı ise 1972 yılında Merter Fosforoğlu tarafından senaryosu yazılan ve Hulki Saner tarafından yönetilen eski bir Türk filmi. Film, kısaca geleneklerine bağlı Kafkasyalı, yoksul sütçü Asım`la karısı ve kızlarının öyküsünü anlatıyor.

Orijinalinden bir yıl sonra yerli Damdaki Kemancı, 36 yıl sonra başka bir kopya olan Elveda Rumeli adı ile dizi olarak yayınlanıyor. Yerli Damdaki Kemancı Ukraynalı sütçü Teyve’yi Kafkasyalı sütçü Asım yaparken, Elveda Rumeli’de Pürsıçanlı sütçü Ramiz yapmış. Çarlık Rusya’sında Yahudi bir ailenin yaşam öyküsünü anlatan orijinal öykünün yerli kopyası, aynı döneminde Kafkasyalı bir Türk ailesinin başından geçiyor. Her ikisinin de kopyası olan Elveda Rumeli ise Osmanlı’nın son yıllarındaki (1896 – 1897) Manastır da küçük bir kasaba olan Pürsıçan da yaşayan bir Türk ailesinin başından geçenleri anlatmaktadır.

Her üç filminde konuları ve karakterleri aynı. Sadece mekanlar ve isimler değişmiş durumda.

Her üç filmin kahramanı yoksul ama onurlu sütçüdür.

Her üç filmde de yoksul sütçü, zorda kaldığında tanrı ile komik diyaloglar kurmaktadır.

Her üç filimde de geleneklere ve törelere aykırı ilişkiler yaşayan kızlar vardır.

Her üç filimde yıkılma aşamasına gelmiş imparatorlukların küçücük kasabalarında geçmektedir. Buralarda çete savaşları söz konusudur.

Her üç filmde de kurulu düzene başkaldırıp kaçan bir devrimci sütçüye sığınmıştır.

Her üç filimde de kötü komutan vardır.

Her üç filimde de evinde kalan kaçak sütçünün ortanca kızına aşıktır.

Her üç filimde de evin büyük kızını zengin kasap istemiş olmasına rağmen fakir ve aklı biraz kıt olan terzi ile evlenmiştir.

Her üç filmde de evin küçük kızı başka bir dinden birini sevmektedir.

Her üç filimde de damatların karakterleri (terzi, devrimci ve farklı dinden) aynıdır.

Her üç filminde konusu ve karakterleri aynı olmasına rağmen kahramanlarının isimleri ve mekanları değiştirilmiştir. Mekan ve isim değişikliklerinin dışında her şeyi aynıdır.

Damdaki Kemancı’nın yıllar önce yapılmış. Türk versiyonundan yıllar sonra orijinal bir proje diye izleyicileri ATV ekranına bağlayan ‘Elveda Rumeli’nin hiçte orijinal olmadığını görmenin şaşkınlığı içerisindeyim. Geçen yıl Erdal Güney’in tavsiyesi üzerine zevkle izlemeye başladığım Elveda Rumeli’nin bir yıl sonra Damdaki Kemancı’nın Türk versiyonun kopyası olduğunu öğrenmek diziye karşı da bir ön yargımın oluşmasına neden oldu. Şimdi izlerken aynı tadı alamıyorum.. Neden bir orijinal hikaye bulamıyoruz. Orijinal hikayeler üretmek bu kadar zor mu?


30 Eylül 2008

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam