Sen en güzel olguların katilisin! (Eylül biterken)

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZIYOR...

 Bir yerde söz biter.
 Kelimeler eskimiş, cümleler yorgundur artık
 Ama Eylül bu rahat bırakmaz.
 Kanatlarında anılar yüklü esintiler
 Kaç Eylül geçmiş aradan
 Acılar, hüzünler, yürekler cam kırığı.
 Bir şarkı vardır hani: “Sen en güzel duyguların katilisin ”
 Şöyle söylemek gerek: “ Sen en  güzel olguların katilisin”
 Yaşam, özgürlük, barış. Dostluk, kardeşlik, umut
 Sonra demokrasi, insan hakları, hak, emek.
 İş, ekmek, onur
 Komşuluk, dostluk, elbirliği
 Söylenmemiş türkü , ağız dolusu gülüş
 En güzel sevdalar, yarım kalan düş.

Sizin çocuklar başardı.
Belki bu kadarını siz de  beklemezdiniz
En zehirli meyvelerini veriyor şimdi
28 yıl önce yaptığınız darbeniz.
Darbe iklimi oluşsun diye kışkırtılan kardeş kavgasını bitirmek adına 12 Eylül 1980’de yönetime el konulan askeri darbe ile  ülkede demokrasi ve örgütlülük adına ne varsa yerle bir etmekle kalınmadı, darbe düzeni üzerinde yıllarca ot bitmeyecek bir toplumsal yıkımı da birlikte getirdi.. Diş ile tırnak ile mücadele ile o güne kadar elde edilen tüm demokratik kazanımlar gasp edildi. Siyasi partiler, dernekler, sendikalar  birer birer kapatılıp kurumlar darma duman edilirken aydın, sanatçı, öğrenci düşünen, yazıp çizerek doğruyu gösteren  kim varsa gözaltına alınıp fişlendi. Yüzbinlerce gözaltı, onlarca suçsuz idam, binlerce mahkumiyet, işkenceler kayıplar.
Daha sonraları yargısız infazlar, hain pusular,  faili meçhul nice cinayetler. Nice ölümler böyle yaşandı.
Önce korkutuldu sonra sustu halk. Dil diş vermez oldu insanlık.
Üzerine ölü toprağı serpilen bir toplum, çürüyen ve yozlaşan değerler, duyarsızlık.
Rüşvet, kışkırtılan bireycilik. Sonraki yıllarda hiçbir şeyden habersiz yetiştirilen bir gençlik. 
Sola dair her şey ezilip silinirken, geçmişin emanetçisi bir kuşak kırılıp  sürülürken, ihbarcı, işbirlikçi ve döneklere doğan gün. Sonra iş bitiriciler, yağma, talan haksızlık. Bin bir türlü yolsuzluk.
Ve pusuda bekleyen gericilik. Kara nadasta boy verip, karanlıkta  yol bulan yobazlık. 12 Eylül’ün himayesinde kollanıp kanatlanan, korunup palazlanan tarikat, cemaat ve din sömürücüleri.
Bugün geri dönülmez karanlık serüvenin yolları böyle döşendi.
Hergün biraz biraz daha geriye
Ülkem islami düzene evrildi bile.
 
Sizin cepheden:
Daha fazla petrol, daha fazla silah: Yeni savaşlar gerek. Daha fazla satış, daha fazla kar: Yeni pazarlar gerek. Yeni yeni haritalar:  Yeni yandaşlar gerek.
Bizim cepheden:
28 yıl sonra bu yıl ramazana denk gelen 12 Eylül’ün uğursuz yıldönümünde sanki 100 yıl geriye gidilmiş gibi. Önce yoksullaştırıp sonra sadakaya duacı edilen bir toplum. İftar çadırları, yardım çalımları. Türbeler, tütsüler, dualar, türlü çeşit tezgahlar. Yirmisi, otuzu yan yana dizilip kurban edilen hayvanlar. Havada kapışılan etler. Her kanalda sohbetler,.
Sonuç:
Siz ve çocuklarınız başardınız.
Eminim bu kadarına siz de şaştınız!.

Münevver Özgenç
Kadı
n ve Siyaset Derneği


munevverozgenc@yahoo.com
kasder@gmail.com

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam