Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZIYOR...
Bir yerde söz biter.
Kelimeler eskimiş, cümleler yorgundur artık
Ama Eylül bu rahat bırakmaz.
Kanatlarında anılar yüklü esintiler
Kaç Eylül geçmiş aradan
Acılar, hüzünler, yürekler cam kırığı.
Bir şarkı vardır hani: “Sen en güzel duyguların katilisin ”
Şöyle söylemek gerek: “ Sen en güzel olguların katilisin”
Yaşam, özgürlük, barış. Dostluk, kardeşlik, umut
Sonra demokrasi, insan hakları, hak, emek.
İş, ekmek, onur
Komşuluk, dostluk, elbirliği
Söylenmemiş türkü , ağız dolusu gülüş
En güzel sevdalar, yarım kalan düş.
Sizin çocuklar başardı.
Belki bu kadarını siz de beklemezdiniz
En zehirli meyvelerini veriyor şimdi
28 yıl önce yaptığınız darbeniz.
Darbe iklimi oluşsun diye kışkırtılan kardeş kavgasını bitirmek adına 12 Eylül 1980’de yönetime el konulan askeri darbe ile ülkede demokrasi ve örgütlülük adına ne varsa yerle bir etmekle kalınmadı, darbe düzeni üzerinde yıllarca ot bitmeyecek bir toplumsal yıkımı da birlikte getirdi.. Diş ile tırnak ile mücadele ile o güne kadar elde edilen tüm demokratik kazanımlar gasp edildi. Siyasi partiler, dernekler, sendikalar birer birer kapatılıp kurumlar darma duman edilirken aydın, sanatçı, öğrenci düşünen, yazıp çizerek doğruyu gösteren kim varsa gözaltına alınıp fişlendi. Yüzbinlerce gözaltı, onlarca suçsuz idam, binlerce mahkumiyet, işkenceler kayıplar.
Daha sonraları yargısız infazlar, hain pusular, faili meçhul nice cinayetler. Nice ölümler böyle yaşandı.
Önce korkutuldu sonra sustu halk. Dil diş vermez oldu insanlık.
Üzerine ölü toprağı serpilen bir toplum, çürüyen ve yozlaşan değerler, duyarsızlık.
Rüşvet, kışkırtılan bireycilik. Sonraki yıllarda hiçbir şeyden habersiz yetiştirilen bir gençlik.
Sola dair her şey ezilip silinirken, geçmişin emanetçisi bir kuşak kırılıp sürülürken, ihbarcı, işbirlikçi ve döneklere doğan gün. Sonra iş bitiriciler, yağma, talan haksızlık. Bin bir türlü yolsuzluk.
Ve pusuda bekleyen gericilik. Kara nadasta boy verip, karanlıkta yol bulan yobazlık. 12 Eylül’ün himayesinde kollanıp kanatlanan, korunup palazlanan tarikat, cemaat ve din sömürücüleri.
Bugün geri dönülmez karanlık serüvenin yolları böyle döşendi.
Hergün biraz biraz daha geriye
Ülkem islami düzene evrildi bile.
Sizin cepheden:
Daha fazla petrol, daha fazla silah: Yeni savaşlar gerek. Daha fazla satış, daha fazla kar: Yeni pazarlar gerek. Yeni yeni haritalar: Yeni yandaşlar gerek.
Bizim cepheden:
28 yıl sonra bu yıl ramazana denk gelen 12 Eylül’ün uğursuz yıldönümünde sanki 100 yıl geriye gidilmiş gibi. Önce yoksullaştırıp sonra sadakaya duacı edilen bir toplum. İftar çadırları, yardım çalımları. Türbeler, tütsüler, dualar, türlü çeşit tezgahlar. Yirmisi, otuzu yan yana dizilip kurban edilen hayvanlar. Havada kapışılan etler. Her kanalda sohbetler,.
Sonuç:
Siz ve çocuklarınız başardınız.
Eminim bu kadarına siz de şaştınız!.
Münevver Özgenç
Kadın ve Siyaset Derneği





GÜNCEL
Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Muhsin Kızılkaya
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


