Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
AZİZ ÇELİK YAZIYOR...
Hükümet “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” (UP) Taslağı’nı açıkladı. UP, AB mevzuatının ülke iç hukukuna hangi sürede ve hangi yasal araçlar kullanılarak aktarılacağını gösteren belgedir. Aday ülke hükümetleri tarafından hazırlanan UP Anayasa ve yasalar ile diğer mevzuatta yapılacak değişiklikleri ve yeni mevzuatın takvimini içerir. Türkiye’nin ilk Ulusal Programı 57. Hükümet tarafından 2001’de hazırlandı. Türkiye’nin İkinci Ulusal Programı ise 59. Hükümet tarafından 2003’te hazırlandı. Şimdi 3. UP gündemde. Bu yazımızda UP’yi sendikal haklar açısından ele alacağız.
Sendikal haklara makyaj
Birkaç gün önce AA. mahreciyle gazetelerde yeralan UP ile ilgili haberlerin başlığı“sendikal özgürlükler artacak” şeklindeydi. Oysa UP taslağına biraz dikkatle baktığımızda sendikal hak ve özgürlüklerde anlamlı hiçbir ilerlemenin öngörülmediği görüyoruz. UP’nin en kritik bölümü olan Siyasi Kriterler bölümünde sendikal haklara 3-4 satır ayrılmış ve oldukça düşük profilli ifadelere yer verilmiş durumda. Söylenen şu: “2821 ve 2822 Sayılı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin yasalaşması sağlanacak.” Söz konusu teklif Mayıs 2008’de AKP Çorum Milletvekili Agah Kafkas tarafından Meclis’e sunulmuştu. Teklif aslında hükümet tarafından hazırlanmıştı. Ancak bazı bakanlar karşı çıktığı için yasa teklifi olarak Meclis’e sunulmuştu. Daha önce de yazdım: Sözü edilen teklif sendikal hak ve özgürlüklerde köklü hiçbir değişiklik öngörmeyen bir makyajdan ibaret.
UP’nin siyasi kriterler bölümünde “AB standartları’na ve ilgili ILO sözleşmelerine uyumlu bir şekilde sendikaların kurulması, grev ve lokavt ile toplu iş sözleşmesi haklarına yönelik tüm sendikal hakların gözetilmesine yönelik çalışmalara devam edilecektir” ifadesine yer veriliyor. Görüldüğü gibi ILO sözleşmelerinin gereklerinin yerine getirilmesi ve uyum sağlanması gibi açık bir ifade yerine “sendikal hakların gözetilmesi” gibi son derece belirsiz ve taahhüt içermeyen bir ifadeye yer verilmiş durumda. Dikkat çeken bir diğer nokta ise siyasi kriterler bölümünde Avrupa Sosyal Şartı’ndan (ASŞ) hiç söz edilmemesidir. Hükümetin Gözden Geçirilmiş ASŞ’nin sendikal haklarla ilgili hükümlerine çekince koyduğunu ve ASŞ’nin bu çekincelerle TBMM’de kabul edildiğini hatırlatalım.
Daha çok piyasa ve özelleştirme
UP’nin 19 No’lu “Sosyal Politika ve İstihdam” başlığında ise 2821, 2822 ve 4688 sayılı yasalarda “sendikal özgürlükleri arttıracak biçimde değişiklik yapılacağı” söyleniyor. Bu bölümde büyük bölümü sendikal hak ve özgürlüklerle ilgisi olmayan çeşitli teknik düzenlemelere ilişkin çizelgeler yer alıyor. Sendikal yasalarda yapılacak değişikliklerin esasına ilişkin hiçbir değerlendirme yer almıyor. UP sendikal hak ve özgürlükler konusunda açık bir taahhüt içermeyen, sendikal hak ve özgürlüklerin esasına ilişkin hiçbir somut hedefe yer vermeyen rutin bir belge niteliğinde. Sendikal örgütlenme, yetki prosedürü, grev hakkı ve kamu çalışanlarının sendikal hakları konusunda hiçbir hedefe yer vermeyen UP taslağından sendikal hak ve özgürlük artışı beklemek nafile.
Öte yandan sendikal haklara 3-4 satır yer veren UP taslağında özelleştirmelere, enerji ve tarımdaki liberalizasyonlara ise üç koca sayfa ayrılmış durumda. UP taslağının sendikalar açısından en önemli yönü sendikal haklar değil enerji özelleştirmelerinin kapıya dayandığı gerçeğidir. UP daha fazla sendikal hak değil daha fazla özelleştirme taahhüt ediyor. Şöyle diyor UP taslağı: “TEDAŞ, TEKEL ve Elektrik Üretim A.Ş. gibi sektöründe belirleyici niteliğe haiz kuruluşların özelleştirilmesiyle yerli ve yabancı yeni yatırımcıların da bu piyasalara girişinin temin edilmesi ve böylece rekabetçi bir piyasa yapısının gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.” Sanırım, yeterince açık! Sermayenin talepleri bütün çıplaklığı ile UP’de yer alırken sendikal haklar yine üvey evlat!
2002 yılından bu yana hükümet olan AKP sendikal hak ve özgürlükler konusunda kayda değer hiçbir adım atmadı. Anayasa ve sendikal yasalarda yer alan sendika ve emek karşıtı hükümlere dokunmadı. Bunları değiştirmek için girişimde bulunmadı. Dahası bu konuda geri adım attı. Uygulamada ciddi sendikal hak ihlallerine imza attı. 2001 Ulusal Programını 2003’te revize etti ve sendikal hakları; ILO Sözleşmelerine ve ASŞ’ye uyum taahhüdünü UP’den çıkarttı. AKP şimdi yeni UP taslağında da makyajla yetiniyor, oyalamaya devam ediyor. Oysa Anayasa’nın 90. maddesi gereği onaylanmış uluslararası insan hakları sözleşmeleri iç hukukta bağlayıcıdır. Yasalar bu sözleşmelere aykırı olamaz. Sendikal yasalar ve uygulama BM, ILO ve Avrupa Konseyi sözleşmelerine tam uyumlu hale getirilmek zorundadır. İşte AKP bundan kaçınıyor.
Birgün





GÜNCEL
Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Muhsin Kızılkaya
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


