Buyrun cenaze namazına

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image
GÜLER ATAŞ YAZIYOR...
  
 Belki; bizimki bin yaşam bir ölüm. Ya yaşarken yalan ya ölürken. Materyalist yaşayıp bir mezhebe mensup ölebilmek galiba geride bıraktıklarımızın tercihi. Demek ki bir yerde eksiğimiz var, ya kendimize objektif olamamışız ya biz de gerçekten bir akıntıya salmışız kendimizi.
Yaşamı boyunca başı secdeye değmemiş, belki de duaları dilek olarak algılamışız. Son yolculuklarımızda yerimize birileri dua edip hiç girmedikleri kapılarda mış gibi yapıyor, ya da gerçekten materyalist düşünmemiş olduklarını ıspatlıyorlar.
Bu güne dek kaybettiğim dostlarımın ardından camiye ya da cem evine ya da kiliseye gitmeme konusunda özen göstermeye çalıştım. Dini inancını daha yaşıyorken yaşayanlar için hariç.
Konuyu son dönem kaybettiğimiz ve dünyalı oldukları süreçte ki hayatını ve inancını bildiğimiz insanların gömülme tercihlerine getirmeye çalışıyorum. Acaba kaç kere dini tören istemiyorum dediler. Peki vasiyete bu kadar önem veren insan toplulukları neden böyle vir vasiyetin yerine getirilmesi gerektiğini kabul etmezler. Dayı' nın böyle bir vasiyeti varmıydı bilmiyorum. Sanıyorum herhangi bir vasiyeti yoktu ki kimseye nasip olmamış bir törenle uğurlandı.
Güzelliktir belki de bazılarımızın sadece her hangi bir tarikatın merkezine götürülmediğinin kalması.
'' Bu ne yaman çelişki'' . Kendi içimde bu çelişki hala devam ediyor. Burada konu etmeye çalıştığım; ne kadar doğru yerlerde durup durmadığımız. İnsanın dünyaya gözlerini kaparken bile savunduğu değerlere ters düşürülmemesi. Ölüme gün gün yakınlaşan yaşlara gelirken, eğer bir tören ile gömüleceksem hangisiyle olmasını istediğimi belirleyip ya camiye ya cem evine ya da her hangi bir kiliseye şimdiden gitmeye başlamalı diye düşünüyorum.
Bir Ateist gibi yaşayıp her hangi bir dinin ya da mezhebin üyesi gibi gömülmek istemem doğrusu. Çünkü; gibi olmak, gibi davranmak oldukça inkârcı bir şey. En doğru davranış beynimizle dilimizin aynı dili konuşması.
Yaşıyorken dünyaya inanıyorum, ikinci bir şansım olmadığını da biliyorum. Öldüğümde toprağın bana ihtiyacı olacağını düşündüm hep. O yüzden toprak anayı çok sevdim. Aramızda güzel bir anlaşma var bizim. Yaşarken o bizi besliyor öldüğümüzde biz onu besleyeceğiz.
Hayatın teorisi bu kadar da basit değil elbette. İnsan sadece et ve kemikten ibaret değil. Bizim duygu dünyamız da var. Belkide bizi doğa dışı inançlara yönelten de bu yanımız. Etimiz kemiğimiz ve duygularımızla bir bütünüz hayatın içinde. İnanmak istemediğimiz fakat bizi yenen, çözümsüz sandığımız sorunlarımızı bizden daha güçlü olduğuna inandığımız bir yerlere yüklemek hafifletiyordur acılarımızı.
Ama hem maddeci olacaksınız hem inanmadığınız bir ikinci hayata yatırım yapacak kadar maneviyatçı. Bilmiyorum ki kendimizi mi kandırıyoruz yoksa bize inanmaya hazır olanları mı?
Aklıma düştü birden 'hoca verir talkımı kendi yutar salkımı' tüm inançlar için geçerli bir söz sanırım. Örnekler çoğaltılabilir tabi ki. Böylece konu da uzar gider, Taş düşer baş yarılır.
En iyisi ben gidip kendime yeni bir yer bulayım en azından vasiyetimi ciddiye alacakları zor durumda bırakmamak için. Nasıl olsa bu ülkede Aziz Nesin bir taneydi. Yaşarken cebinde taşıdığı kimlikle başında taşıdığı kimliği hiç karıştırmamıştı.
  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam