Adınız Geliyor Aklıma

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 1 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

ETHEM DİNÇER YAZIYOR...

Bir miting neyi ifade eder ki sizin için? Seçim kazanmak, zam almak, iş istemek, aş istemek...

Belki ömrünüzde hiç mitinge katılmadınız, belki de bu işte ustalaşacak kadar miting uzmanısınız!

Ama 12 Eylül 2004'de Ankara'da gerçeklesen "Darbeciler Yargılansın-Demokrasi Mitingine" katılmadıysanız çok şey kaybettiniz!

Çok şey kaybettiniz! Çünkü, ömrünüzde görmediğiniz şeyler yaşandı...

*İlk kez yasal bir toplantıda binlerce kişi "darbeciler halka hesap verecek" sloganlarıyla darbecilerin yargılanmasını istedi!

*Kendilerini "78'liler" olarak adlandıran bir kuşağın temsilcileri, 24 yıl aradan sonra ilk kez toplumun önüne çıkıp "yeniden alanlardayız" mesajını verdi.

*İlk kez bir mitingde "yoklama" yapıldı. "Sessiz, sitemsiz ölen arkadaşları" yok yazılmasın diye hep bir ağızdan onların adı anıldığında bağırdılar: "BURADA"!

*İlk kez bir mitingde "ölüler" de yürüdüler! Binlerce fotoğrafları, binlerce arkadaşlarının ellerinde... İlhan Erdost'tan Fikri Sönmez'e, Erdal Eren'den Necdet Adalı'ya, Mustafa Özenç'ten Bedrettin Cömert'e fotoğrafları bulunabilen binlerce "devrimci", arkadaşlarının omuz başlarında yeniden ayağa kalktılar! Hepsi de gençti, hepsi de güzeldi. Hepsi de gülümsüyorlardı fotoğraflarda!

*Dönemin ABD Başkanı'na "bizim çocuklar darbeyi yaptı" haberi verilmişti! "Bizim çocuklarsa" yattıkları derin uykudan uyanıp yeniden alanlara döndüler...

*İlk kez bir mitingde binlerce insan, arkadaşlarının fotoğraflarını taşıyabilmek için, kendi partisinin, derneğinin, dergisinin kortejinden çıkıp, fotoğrafların taşındığı korteje katıldılar! Ankara Garı’nın önünde çimlerin üzerine serilmiş binlerce fotoğraftan birini aldılar ellerine...

*Gözleri yaşlıydı... Sunucu arkadaşlar "...vaktimiz yok onların matemini tutmaya..."  deseler de, "oğlum öldü diye karaları giyiyorum hâla, ama oğlum hiç yüzümü kara çıkartmadı" diye konuşan anayı dinlerken hepsinin gözünde yaşlar vardı... Dillerinde bir slogan: "ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK!"

*İlk kez bir mitingde bir baba 8-9 yaşındaki oğluna "sizinkiler nerede diye soruyordun oğlum işte buradalar" dedi... Fotoğrafları ve taşıyanları göstererek.

*İlk kez bir mitingde sunucu "cesaretinizi yanı başınızdaki yoldaşlardan alın, bakın kim yürüyor yanınızda" dedi. "Deniz, Yusuf, Hüseyin, İbo, Mahir..."

*İlk kez bir mitingde "ONLARI GERİ İSTİYORUZ" çağrısı yapıldı. Muzaffer İlhan Erdost'un "Biliyoruz Dönemezler Geri-Ama Onları Geri İstiyoruz" çağrısına binlerce kişi hep bir ağızdan katıldı: "ONLARI GERİ İSTİYORUZ!"

*Son sözü Ahmet Telli söyledi:

*"Ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. Savaşlar açtık peş peşe. Kentleri ele geçirip vahşi bir hayvan gibi avladık onları. Nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. Biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...

Derler ki, son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ..."

*Üzüldüler, hüzünlendiler, öfkelendiler! Ama hep ölen arkadaşlarının yaptığı şeyi yapmaya söz vererek ayrıldılar alandan: "BAŞLARI DiK, YÜZLERiNDE BiR GÜLÜMSEME..."

 

NOT: Bu yazı 2004'te Ankara'da gerçekleşen mitingden hemen sonra yazılmıştır. İyi ki tarihe not düşmüşüm hissiyatını içimde uyandıran bu yazıyı yeniden paylaşmak istedim.

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam