Çok mu zordu Tuzla'da ölümleri engellemek?

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

3 işçinin ölümüne neden olan iş cinayeti, AKP Hükümeti’nin gösterilen onca tepkiye rağmen patronların yanında olduğunu gösterdi.

 Gisan Tersanesi’nde yaşanan iş kazası adeta göz göre göre geldi. Bütün kamuoyunun dikkatinin yoğunlaştığı dönemlerde birkaç tersanenin geçici olarak kapatılması dışında gerekli önlemlerin alınmasını sağlamayan AKP Hükümeti’nin gerçek bir çözüm peşinde olmadığı son ölümlerle bir kez daha ortaya çıktı. Tuzla tersanelerinde ‘aşırı kâr’ merkezli zihniyetin değişmemesi yeni ölümlerin de gündeme gelmesine neden olacak. Tersane işçileri ise sorunlarının çözülmediğini belirterek bile bile ölüme gönderilmeye devam ettiklerini söylüyorlar. Son ölümler üzerine görüştüğümüz işçiler, az da olsa bir gelişme olduğunu ancak hâlâ bir çok tersanede iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını ifade ediyorlar.
Çelik Tekne’de çalışan Yahya Topla, filikalarda insan yerine kum çuvallarının kullanılmaması gerektiğini söyleyerek, Gisan Tersanesi’nde yaşanan olayın bir insanlık ayıbı olduğu ifade etti.
Tersanelerde olumlu gelişmelerin olduğu yönündeki söylemlere tam anlamıyla katılmadığını ifade eden Topla, “2-3 sene öncesine kadar işçilerin hiçbir talebi karşılanmıyordu, ancak şimdi az da olsa denetimler yapılıyor. Ancak hâlâ bir çok tersanede iş güvenliğini önlemleri alınmıyor” diye konuştu.

‘Akıldışı bir test’
Tuzla Gemi Tersanesi’nde çalışan Abdurrahman Keleş ise, kazada ölen işçilerden birinin arkadaşı olduğunu söyleyerek, arkasında çocuklarını bıraktığını ifade etti.
Filikaların insanlarla test edilmesinin akıldışı olduğunu vurgulayan Keleş, “Çok mu zordu kum çuvallarını kaldırıp oraya koymak” diye sitem etti. Keleş, tersanelerde değişimlerin yaşandığına inanmadığını, tersanelerin mecliste gündeme getirilmesi ile, yöneticilerin tersaneye gelip kontrol yapmak yerine patronların odalarında çay içmekle değişimin sağlanamayacağını ifade ederek, “Bakanlar ve yöneticiler, işçilerin çalıştığı yerlere gelerek sorunları dinlemeli” diye konuştu.
Gisan’da çok cahilce ve yanlış bir uygulama sonucu ölümlerin olduğunu ifade eden Tuzla Gemi işçisi Alper Tunga, doğru olanın kum çuvallarının kullanılması olduğunu söyledi. Tunga, çalıştığı tersanede işçilere, iş güvenliği konusunda dersler verildiğini ve bazı olumlu gelişmelerin yaşandığını ancak bu gelişmelerin göz boyama olup olmadığını zamanın göstereceğini ifade etti.

Kum torbası yerine işçi
Son yaşanan iş cinayeti ile tersane patronlarının ihmalkarlığının devam ettiğini söyleyen Ramazan Baltacı, yaşanan olayın herkes için acı bir durum olduğunu belirterek, “İşçi sabah, çoluk çocuğuna ekmek parası için işe gidiyor ve akşam dönmüyor. Neden? Çünkü patronu daha fazla uğraşmamak için kum torbalarının yerine işçileri koyuyor” dedi.
Tersane patronlarının kâr hırsını bırakmayıp, insan hayatına değer vermedikçe iş cinayetlerinin yaşanmaya devam edeceğini belirten Baltacı, Gisan Tersanesi’nde yaşanan olayın bile bile lades olduğun kaydetti.
Mustafa Çelik ise, insanların çok basit nedenlerle iş cinayetlerine kurban edildiğine vurgu yaparak, “Tersaneler aynı tas aynı hamam” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

‘Değişim yeterli değil’
Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç ise, “Göz göre göre bir cinayet işlendi, insanlar kobay yerine sokuluyor ve devlet patronlara cesaret veriyor” sözleri ile patronların işçileri hâlâ ölüme gönderdiğini kaydetti.
Bugüne kadar 107 arkadaşlarını iş cinayetlerine kurban verdiklerini söyleyen Dinç, bunun sorumlusunun AKP Hükümeti ve onun Çalışma Bakanı olduğu vurguladı.
Tersanelerde yaşanan iş cinayetlerine ve kuralsızlığa karşı sendikalarının talepleri olduğunu ifade eden Dinç, ancak devletten destek alan patronların, talepleri karşısında sessiz kaldığını söyledi. Tersanede yaşanan değişmelere de değinen Dinç, yaptıkları grevler ve eylemlikler sonrası tersane patronlarının iş güvenliği ve iş sağlığı konusunda kısmi olarak tedbirler aldığına, ancak bu değişimin, sorunun çözümü için yeterli olmadığına dikkat çekti.

Bu trajedi herkese ders olmalı
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Tuzla tersanelerinde meydana gelen, 3 işçinin öldüğü kazanın, kimi iş yerlerinde insan hayatının hiçe sayılabildiğinin en çarpıcı göstergesi olduğunu ifade etti.
Kumlu, yaptığı yazılı açıklamada, Tuzla’da yaşanan trajedilerin son bulması için uyarılarını ve çözüm önerilerini her fırsatta dile getirdiklerini belirterek, buna karşın ‘cinayeti andıran’ can kayıplarının hala devam etmesinin Türkiye’deki çalışma standartları açısından endişe verici olduğunu söyledi.
Kumlu, “Kaza, kimi iş yerlerinde insan hayatının hiçe sayılabildiğinin en çarpıcı göstergesi olmuştur. Çalışma ilişkilerindeki esas faktör, her şeyden önce işçinin can güvenliğidir. Buna uygun davranmak, yasaların ötesinde ahlaki, insani bir görevdir. Tuzla’da yaşanan trajedi, yeni ölümlerin yaşanmaması için başta işverenler olmak üzere ilgili her kesime son bir ders olmalıdır” dedi.

Bağımsız denetim kurumları oluşturulmalı
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası, Limter-İş Sendikası, emek ve meslek örgütlerinin uyarılarına rağmen Tuzla’da yaşanan işçi ölümlerine karşı hiçbir önlem alınmadığına dikkat çekerek bağımsız denetim kurumları oluşturulması gerektiğini belirtti.
Makine Mühendisleri Odası’nda dün yapılan basın toplantısında ortak açıklamayı Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı İlter Çelik yaptı. Çelik, Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret AŞ (GİSAN) tersanesinde inşası tamamlanan tankerin kurtarma filikasının ‘serbest düşme’ testinde düzenekteki bir hatadan ötürü gemiye çarpması ve kontrolsüz düşmesi sonucu camlarının patladığını ve içine su dolduğunu belirtti. “İnsanların kum torbası olarak kullanılmaları ülkemizde insan hayatının ne kadar değersizleştirildiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir” diyen Çelik, işçi sağlığı ve iş güvenliğinde ciddi bir yapılanma olmadığı, taşeronluk yapısı değişmediği, yöneticiler ve tüm çalışanların bilinçlendirilmediği ve bağımsız denetim kurumları oluşturulmadığı sürece ölümlerin önüne geçmenin mümkün olmadığını vurguladı.

İş cinayetine tepki yağdı
KESK Genel Başkanı Sami Evren, “Yaşanan facianın boyutları ve olayın meydana geliş biçimi, ölümlerin kaza değil, tam anlamıyla bir cinayet olduğunu göstermektedir” dedi.
“İşçilerin filikaya birer kum torbası gibi doldurulduğunu ve filikanın devrilmesiyle büyük bir katliam yaşandığını” ifade eden Evren, “Bu tam bir cinayettir” dedi.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise “Tersanelerde iş cinayetlerinin sonu gelmiyor” dedi.
Çelebi, “Tuzla’da yaşanan iş cinayetlerinin son bulması için yaptığımız girişimler dikkate alınmadığı gibi çözüm önerilerimiz de bugüne kadar hep kulak arkası edildi. Bunun sonucunda da elbette fatura yine, olağanüstü koşullarda güvencesiz ve güvenliksiz çalışmak zorunda bırakılan işçilere kesildi” diye konuştu.

Hükümet Tuzla’yı ne zaman görecek?
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, dünyada farelerin bile kobay olarak kullanılmasının belli kurallara bağlı olduğunu belirterek, bu olaya ve Tuzla tersanelerinde son bir yıl içinde yaşanan ölümlerin hiçbirine “kaza” denemeyeceğini kaydetti. Açıklamasında “Sermayenin, dünya pazarından daha fazla pay kapma yarışı içinde gemi inşa sektörü üzerinde oynadığı oyunlara, yasaları çiğneyerek işçi sağlığı ve iş güvenliğini ayaklar altına almasına Siyasal İktidar bugüne kadar kulaklarını tıkamıştır” ifadelerini kullanan Soğancı, 8 ay önce Limter-İş, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası ve İstanbul İşçi Sağlığı Enstitüsü tarafından hazırlanan raporda kazaların önlenebilmesi için yapılması gerekenler sıralanmasına rağmen, hükümetin hiçbir tedbir almadığına dikkat çekti.

‘Hükümet suç ortağı’
Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde yaşanan işçi ölümleriyle ilgili yazılı bir açıklama yapan Harb-İş, yetkililerin iş kazalarına karşı önlemler alındığı açıklamalarının gerçekte oyalamaya dönük olduğunun açığa çıktığını belirtti. Sorunların işçilerin kendi yükümlülükleriymiş gibi gösterilmesinin eleştirildiği açıklamada, ölümlerin durdurulması için sendikaların karar alma süreçlerine katılımının sağlanması gerektiği vurgulandı.
Tüm Bel-Sen, tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, Tuzla’daki iş cinayetlerine “dur” demenin ve sorumlularından hesap sormanın vaktinin geldiği kaydedildi. Açıklamada, ölümlere sessiz kalan Sanayi Bakanı ve hükümetin suç ortağı olduğu ifade edildi.
SHP Genel Sekreteri Uğur Cilasun’da hükümetin tersaneleri acil olarak kontrole alarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınıncaya kadar üretime ara vermesi gerektiğini belirtti.
Kristal-İş ve DİSK/Tekstil yaptığı yazılı açıklamalarla Tuzla’da yaşanan iş cinayetini kınadıklarını açıkladı.

 

Evrensel

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam