DR. FEVZİ MUHARREMOĞLU VE 'DO YOU SPEAK TURKISH?'

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 6 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

NEDİM İNCE YAZIYOR ...

 Bir yaz günü SSK Mersin Hastanesi Acil Servisi’ne hafif yaralı bir Amerikan vatandaşı getirilir. Silifke civarında trafik kazası geçiren, orada ilk yardımı yapılan Amerikalı hasta gözden bir şey kaçmaması için SSK Mersin Hastanesi Acil Servisi’ne ambulans ile sevk edilmiştir.

Hasta muayene edilir, filmleri çekilir ve önemli bir sorunu olmadığı saptanır. Bu süreçte hasta haklı olarak derdini anlatabilmek, ne olduğunu anlayabilmek çabasındadır. Acil servis çalışanları okulda öğrendikleri İngilizceleri ile hastanın sorularını kısmen anlamakta ama yanıt verememektedirler. İngilizce, Almanca ve Fransızca bilen olup olmadığını soran hasta olumsuz yanıt alınca büyük bir öfkeye kapılır.

Nasıl olur da bu üç dilden birini bile bilen çıkmaz…

Hastanın taşkınlığı devam eder. Bu sırada hastayı muayene etmek için evinden gelen Ortopedi Uzmanı Dr. Fevzi Muharremoğlu neler olduğunu sorar acil servis çalışanlarına. Durum kısaca anlatılır.

Dr. Fevzi Muharremoğlu muayenesi sonucunda önemli bir şey olmadığını saptar, hastaya bunu anlatmaya çalışması taşkınlık nedeniyle pek mümkün olmamaktadır. Hasta hala üç dilden birinin nasıl bilinemediğini taşkınlık nedeni yapmaktadır.

Dr. Fevzi Muharremoğlu hastaya sormaya başlar:

Do you speak Turkish?

Do you speak Arabic?

Do you speak Kurdish?

Üçüne de “no” yanıtını veren Amerikalı taşkınlığında vazgeçer ve sessiz bir şekilde hastaneyi terk eder.

Olayın kahramanı Fevzi Muharremoğlu’nun çok cocuklu yoksul bir aile’nin çocuğu olarak Mardin’de başlayan yaşamı, 1 Ağustos 2008 Cuma günü uzun yıllar hizmet verdiği hastanesinde sona erdi.

Genç Cumhuriyet’in sağladığı olanakları zekası, çalışkanlığı ile değerlendiren Fevzi Muaharremoğlu önce pratisyen hekim olarak meslek yaşamına atılmış, ardından ortopedi ihtisası yaparak ortopedi uzmanı olarak hizmet vermeyi sürdürmüştür.

Genç Cumhuriyet’in kendine sunduğu olanakların değerini bir gün bile unutmadan, insana, doğaya ve ülkesine olan sevgisi azalmadan yaşamını sürdürmüş ve bunu her davranışına yansıtmıştır.

SSK Mersin Hastanesi’nin bilge kişisiydi. Sıkıntısı olan hemen herkese kapısı açıktı ve o kapıyı çalan hemen herkes sıkıntıları azalmış olarak geri dönüyordu.

Sakin ve bilge kişiliği mesleki yaşantısına da yansıyordu doğal olarak. Hastalarına verdiği hizmet bir ortopedi uzmanının verdiğinden öte bir şey oluyor, hastaları daha da olgunlaşmış olarak iyileşiyorlardı.

Sakin ve bilge kişiliğini büyük bir yaşam sevinci ve mücadele azminin tamamladığı biliniyordu ama bu kadarı değil…

50’li yaşların başında kolon kanseri ile tanıştığında hastalığın geç bir evresiydi ve tahmin edilen yaşam süresi birkaç yıldan fazla değildi. Bir hekim olarak her şeyden haberdar olan Dr. Fevzi Muharremoğlu; “bu iş bu kadar basit değil” dedi. Hasatlığı ile barışık yaşamayı öğrendi önce sonra da onunla amansızca mücadele etmeyi. Bu süreçte kendi hastalarına hizmet etmekten bir an olsun bile vazgeçmedi. Tedavinin gerektirdiği kısa molalardan sonra yine mesleğine, hastalarına döndü.

Hastalığına karşı kazandığı her zaferden sonra yaşama daha da sıkı sarıldı ama aynı oranda da ölümü daha sakin kabul eder oldu. Hastalığı, her yenilgiden bir süre sonra tekrar saldırıya geçti, yılmadan, usanmadan.

Son aylarda artık yolun sonuna geldiğini hisseden Dr. Fevzi Muharremoğlu “buna da şükür, bana biçilen ömürden çok daha fazlasını yaşadım” deme olgunluğunu gösteriyordu.

Ardında gözü yaşlı bir eş, insanlığa hediye ettiği 3 güzel çocuk ve onu sevgiyle uğurlayan binlerce kederli insan bırakarak huzur içinde bu dünyayı terk etti.

Işık içinde yol alsın!

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam