Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
Herkesin görüp kimsenin bilmediği bir ‘sır’, 18 kız çocuğunun ölümüyle ifşa oldu. Konya’nın 2 bin 500 nüfuslu, kuş uçmaz kervan geçmez bir beldesinde faaliyet gösteren dört ‘Kuran kursu’ndan biri patladı.
Konya’da 17 kız çocuğuna mezar olan ‘Kuran kursunda patlama’ olayında tam bir skandallar zinciri yaşandı. Diyanet’in resmi Kuran kursuna 100 metre uzaklıkta bulunan ve ‘kız Kuran kursu’ olarak faaliyet gösteren bina, resmi kayıtlarda ‘erkek öğrenci yurdu’ olarak görünüyor. Yurt olarak göründüğü için Diyanet Kuran kursu denetimi yapmamış. İlçe Müftüsü Ak, ‘denetleniyor’ sanılmasın diye “Süleymancılara bağlı faaliyet gösterdiğini duydum” dediği yurdun kapısından içeri girmemiş.
MEB Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Küçükler, “Yurt olarak göründüğü için denetim yetkisi ilçelerde bulunuyor” diyerek topu Taşkent İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Erkin’e atarken, Erkin, “Gayri resmi bir yer” diyerek topu taca atıyor. Diyanet yetkililerine göreyse çöken bina öğrenci yurdu ve “Burada Kuran öğretimi yapılması ‘Kuran kursu’ olduğu anlamına gelmiyor ve Diyanet denetim yapamaz.”
Şimdilik kesin olan tek şey var: Türkiye Cumhuriyeti’nin gözleri önünde, Konya’da böyle bir bina vardı. Yıllarca faaliyet gösterdi. Enkazdan 18 kız çocuğunun cansız bedenleri çıkarıldı.
1- Sahtekârlık: Erkek yurdunda kız Kuran kursu
Fiilen kız Kuran kursu olarak faaliyet gösteren bina, resmi kayıtlarda Balcılar Kasabası Kurs ve Okul Talebeleri Yardımlaşma Derneği’ne ait ‘Özel Boğaziçi Öğrenci Yurdu’ olarak görülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı, yurdun 27 Eylül 2000 tarihinde açıldığını, Ortaöğretim (lise) Erkek Öğrenci Yurdu olarak bakanlığın kayıtlarında bulunduğunu açıkladı. Yurt 34 kişi kapasiteli iken ölen ve yaralanan kız çocuğu sayısının toplamının yaklaşık 50 olması, kapasite üstü kullanıldığını gösteriyor.
2- İhmalkârlık: Rapor yok, dağ başına kum getirmek zor
Konya Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, patlamada tamamen çöken Boğaziçi Özel Öğrenci Yurdu’nun deprem ve itfaiye raporunun bulunmadığını belirtiyor. Binanın 1990 yılında belge alıp erkek öğrenci yurdu olarak hizmete girdiğini dile getiren Şahin, Balcılar Kasabası Kurs ve Okul Talabelerine Yardım Derneği yetkililerinin kendilerine dört ay önce başvurarak binayı kız yurdu olarak kullanmak istediklerini ancak binada yapılan incelemede, deprem ve itfaiye raporlarının bulunmadığını, bu nedenle yeni çıkan yönetmelik gereği izin verilmediğini belirtiyor. Bu da binanın izinsiz kullanıldığını gösteriyor.
Konya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Uğur İbrahim Atalay da çöken binanın ısıtılmasında ve mutfağında LPG kullanıldığını dile getirerek, “Binanın yıkılmayan yanında bir LPG tankı bulunuyor. Bu tanktan sızıntı nedeniyle, içeriye LPG gazı dolmuş. Işık veya ocak yakma sonucunda da patlama olmuş” dedi. LPG tankının 1700 litrelik olduğunu ifade eden Atalay, içeriye tam olarak ne kadar gaz dolduğunun bilinmediğini söyledi. Atalay, binanın 20 yıllık bir bina olduğunu ve yığma tarzında yapıldığını dile getirerek, “Malzemenin kalitesinin çok kötü olduğu görülüyor. Ancak böyle bir yerde çok kaliteli bina yapmak da zor. Çünkü çok büyük bir ulaşım sorunu var. Buraya kum getirebilmek, malzeme getirebilmek için öncelikle yol sorunun çözülmesi gerekiyor” dedi.
3- Vurdumduymazlık: Süleymancı yurdu diye uğramamış!
Göçük yaşanan yurdun 100 metre yukarısında kendilerinin Diyanet’e bağlı başka bir Kuran kursu olduğunu anlatan İlçe Müftüsü Mehmet Ak, “Süleymancılara bağlı faaliyet gösterdiğini duydum, ‘denetliyorum’ sanılmasın diye hiç içine girmedim” diyerek, çöken binada kaçak olarak Kuran kursu faaliyetinin yürütüldüğünü bildiğini ortaya koydu.
Ak, “Orası bizim yetki alanımız dışında. Milli Eğitim’le konuşmanız daha doğru olur” demekle yetindi. Yurdun kız Kuran kursu olarak kullanıldığını bilen sadece Ak da değil. İlçe ve belde yöneticilerinin büyük bölümü durumdan haberdar.
4- Denetimli denetimsizlik: MEB görememiş
Diyanet yetkilileri çöken binanın ‘kaçak Kuran kursu’ olarak anılmasından rahatsız. Çünkü mevzuata göre, Kuran kursları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bünyesinde açılıyor. Diyanete göre çöken bina bir ‘öğrenci yurdu’ ve “Burada Kur’an öğretimi yapılması ‘Kuran Kursu’ olduğu anlamına gelmiyor”. Bu yüzden de Diyanet buralara girip denetleme yapmıyor. Yani Taşkent Müftüsü Mehmet Ak ‘yasal olarak haklı’.
Denetim görevini elinde bulunduran MEB ise dünkü açıklamasında yurdun denetlendiğini ve bu denetimler ile diğer belgelerin tetkikinden yurtla ilgili soruna rastlanılmadığı ve ortaöğretim öğrencilerinden başka kimsenin kalmadığının rapor edildiğini açıkladı. MEB’e göre yurdun denetimleri mevcut mevzuat ve yönetmelikler çerçevesinde düzenli bir şekilde yapılmış ama yatılı Kuran kursu olduğunu gören olmamış.
5- Yasal keşmekeş: Herkes topu başkasına atıyor
MEB Teftiş Kurulu Başkanı Muzaffer Doğan, “Mevzuatın gerekleri yerine getirilir, savcılık olayı aydınlatır” diyor. Konya İlçe Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Küçükler ise “Yurt olarak göründüğü için denetim yetkisi ilçelerde bulunuyor” diyerek ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü işaret ediyor.
Taşkent İlçe Milli Eğitim Müdürü, Hüseyin Erkin de “Gayriresmi bir yer” demekle yetiniyor. Tablo mevzuatla birleştiğinde şu ortaya çıkıyor: Bina yurt olarak kabul edildiğinden MEB binayı ‘yurt’ olarak denetlemiş, sorun bulamamış. Diyanet ve ilçe müftüsü üstüne alınmamış. Kaçak Kuran kursu için idarenin hiçbir başvurusu olmamış.
6- AKP ısrarıyla güvence: Kaçak kursa ceza yok
Zaten Kaymakamlık işlem başlatsa da sorumlular hakkında ceza verilmesi mümkün görünmüyor. Çünkü yeni Türk Ceza Kanunu’na göre kaçak Kuran kursunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis cezası. Bu ceza da Ceza Muhakemeleri Kanunu’na göre iki yıldan az olduğu için para cezasına çevrilebiliyor ve ertelenebiliyor. TCK’nın ilk taslağında ceza altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülürken AKP duruma müdahale etmiş ve hapis cezasını üç aydan bir yıla kadar indirmişti. 10. Cumhurbaşkanı Sezer, “Devletin görevi, yasalara aykırı eğitim kurumlarını yaşatmak değil, temelli ortadan kaldırmaktır” diyerek ceza indirimini veto etse de AKP yasada direnmiş ve veto edilen düzenlemeyi aynen kabul etmişti. Böylece kaçak Kuran kursu açanlar hapis cezasından da (cezanın ertelenmesi sayesinde) para cezasından da kurtulma şansı yakalamıştı.
Türkiye klasiği: Ölenler öldü, şimdi gereken yapılacak
17 çocuk öldükten sonra Bakan Hüseyin Çelik, olayın incelenmesi için talimat verdi. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü iki müfettişi görevlendirerek bölgeye gönderdi.
Radikal





Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Doğanay Saygılı
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


