Harman mevsiminde Ergenekon davası

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZIYOR...

Aklı başında insanlar geçirmekte olduğumuz süreci şöyle adlandırıyorlar: “Kutuplaşma dönemi”, Korku tüneli”, “Büyük gözdağı”, “Bir derin girdap”, “Kaosa götüren süreç”, “Karanlık günler”

Tanımlar ne denli ciddi olursa olsun yine de insan konduramıyor ülkesine bu halleri. Tıpkı  komadaki  bir yakınına ölümü yakıştıramadığı gibi. Ancak dışarıdan birileri gerçeği yüzümüze vurana dek.

Dış basında yorumlar:

 “Gizli İslamlaşma tehlikesi”,

“Türkiye Türkiye’ye karşı”

“Türkiye krizde”

“Muhalefeti Susturuyorlar”

“Türkiye’nin sendeleyen siyasi sistemi çöküşe ilerliyor.

Elbirliğiyle yatağa düşürülmüş düşkün ve yalnız  bir hasta şimdi ülkem.

Gözünü kapıya dikmiş umar bekleyen. El elliğini yapar elbet asıl canından can koparan ihanet.

 Yolunu gözleyip bel bağladığı sevenleri girecek olsa kapıdan dert yorgunu bedenine güç, derman gelecek o an. Ne var ki beklenen de geçmiş de  bir vefasız yar;

Bire bin veren verimkar topraklarında nice geçmiş hasatlar. Temmuz ki harman mevsimi. Alınterinin altın renkli başağa dönüştüğü bereket. Özlemleri tutuşturan düş. Geceleri harmanyerini kaplayan  sayısız yıldız, toprak tesdide serin su.

                                               *          *          *         

Temmuz sıcağıyla birlikte harlanan siyasal arenada cadı kazanının altına öyle bir kütük atıldı ki alevi yeri göğü sarıp, gündemde geri kalan ne varsa  yalayıp yuttu. Orman yangınları, mutfak yangınları, sınav yangınları.

Ne Tuzla kıyımları, ne kene ölümleri, ne trafik kazaları,

Ne hergün terör yüzünden ölen yirmili yaşlarda insan,

Ne işsizlik ne zam,

Ortalık sütliman.

Gözdağı verme ve yıldırma amacıyla “Tut yapıştır” izi kalsın hesabı toplumda muhalefet olabilecek her kesimden insanlar hedef gösterilerek hem de  bu davaya gerekçe oluşturan darbe dönemlerine  has yöntemlerle toplanarak aynı davada isimler bir araya getirilmeye çalışıldı.

İnsanları adeta aynı anda  ne darbe, ne şeriat demenin   mümkünsüzlüğüne mahkum ederek ılımlı İslamı hedefleyen bugünkü siyasi iradeye karşı isen darbe yanlısısın gözüyle bakmak, öncelikle kendisi hastalıklı bir yanlış tanıdır.

Bir kadın olarak şeriata karşıyım; Aydın diye nitelendirilmelerinden dolayı toplumsal sorumluluğa ve duyarlılığa en fazla sahip olması gereken bazı kişilerin demokrasiyi nasıl anladıkları ve demokrasiden beklentileri kendi ikrarları ile ortada bir anlayışı demokrasi, insan hakları ve özgürlük adına  kutsarken, toplumsal yaşamdan dışlamak suretiyle daha ilk baştan toplumun yarısının yani kadınların özgürlüklerine göz dikildiğini görmezden gelmeleri bırakın kadın haklarını, insan haklarına nasıl bir bakış açısıdır anlamış değilim.

Kuşağımı kırıp geçiren 1980 faşist askeri darbesinin çoğu olumsuzluklarından etkilenen birisi olarak, sonucunda bugün içinde yaşadığımız sistemi bugünlere getiren  darbelere de karşıyım:

Tıpkı savaş gibi bir insanlık ve demokrasi suçu olarak görülmesi gereken darbelerin bir daha yaşanmaması ve teşebbüs edilmemesi için öncelikle daha önce yapılan darbelerin toplum vicdanında mahkum edilmesi, hesabının sorulması ve halen işleyen anayasal ve hukuksal bütün kalıntılarının temizlenmesi gerekir. Bunun için de her şeyden önce toplumun bu konuda talepkar olmasına gereksinim vardır.

Toplumsal belleği bilerek köreltilmiş, geçmişi düşünmek ve  hatırlamaktan yoksun, sorgulamaktan kıt insanlar bir de işsizlik, pahalılık ve geçim sıkıntısı ile boğuşurken böylesi bir talebin toplumun gündeminde öncelikli olarak yer bulması elbette beklenilemez Bu gerçeklik ve insanlarımızın durumu es geçilerek güdülen darbe karşıtlığı gayretleri yeterli değildir.

                                   *          *          *

Ergenekon davasına ilişkin iddianame açıklandığına göre artık her şeyin bir an önce açığa çıkacak olmasına inanmak ve bundan sonra yargının akışına güvenmek zorundayız.

Dileriz ki on üç aydır bekleyen bu harman hukukun estiği yerden savrulsun ve ne varsa her şey ayrışsın. Samanlar bir yana, çec bir yana!..

                                                                                   

Münevver Özgenç

Kadın ve Siyaset Derneği             Başkanı - Mersin

munevverozgenc@yahoo.com

kasder@gmail.com

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam