Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
BAĞIŞ ERTEN YAZIYOR...
Kanarya, 1 Mayıs'ta sevenleri için ikinci bir bayram yaşattı. Sarı-Lacivertliler, İstanbul BB'yi Stoch ve Alex'in golleriyle 2-0 yenerken bitime üç hafta kala liderliğini sürdürdü.
İstanbul’un iki yakası da onbinler ağırladı dün. Avrupa tarafında tarihin en güzel 1 Mayıs’larından biri kutlandı. Anadolu’da ise Kadıköy sarı-laciverde kesmişti. Her iki taraf da zafer şarkıları söylüyordu; bir yanda o unutulmaz 1 Mayıs Marşı çınlatıyordu ortalığı, diğer yanda ondan esinlenen Fenerbahçe 100. Yıl Marşı... Umarım dilekleri de ortak olur. Bu sezon yeşil sahaların da, memleketin de kaderini emeğin hakkı belirler.
Maç beklenenden erken start aldı. 2’de, birkaç haftadır ilk onbiri hak ettiğini göstermek için neredeyse KPDS sınavını bile geçen Stoch’un slalomu perdeyi açtı. Kaleye paralel bir gösterinin ardından şık bir vuruş geldi Slovak’tan: 1-0. Artık ‘bin atlı o gün çocuklar gibi şendik’ tadında, akın akın geliyordu lider. İlk 20 dakikaya gole benzeyen beş fırsat sığdırmışlardı bile. İçinden Alex, Semih, Santos geçen bu pozisyonlar golü getirse çağlardı Fenerbahçe. Olmadı. 19’da ilk defa özgün bir hamle geldi Abdullah Avcı’nın ekibinden. Ardından da bir İbrahim Akın şutu izledik. İşte bu iki varyasyon maçın başındaki mengenenin gevşediğini gösteriyordu. 1-0, 2-0’a dönmeyince maçta yeni bir evreye geçilmişti. 24’teki Alex şutu yeni bölümün açılış parçasıydı. Artık baskın ataklarla değil, daha çok olgunlaşma enstitüsünden çıkma işlemelerle gol arıyorlardı. 27’de Semih’in, el emeği göz nuru gibi pişirdiği atağı müsait pozisyonda tuz buz etmesi, ardından 29’da Santos’un pasında açısını kaybetmesi ‘kas gevşetici’ niyetine beklenen ikinci golü engellemekle kalmadı, depresan etkisi yaptı. Artık kalesinde de tehlikeli esintiler görüyordu Sarı-Lacivertliler. Nitekim 30 dönülürken İbrahim Akın ve Holosko gözdağı veren iki şut çekti. Devre arasına ‘hafakan ruhu’ içinde gidecekken liderin imdadına yine Gökhan-Alex ikilisi yetişti. 45’te dünyanın en iyi sağ beklerinden biri olduğunu göstermek için kanattan tek başına zorladı Gökhan. ‘Comandante’ Alex ise her zamanki gibi doğru yerdeydi: 2-0.
İkinci devreyi Kanarya kontrol kipinde, sakin; İBB ise topa hükmetmeyi hedefleyen ve oradan derleyeceği mahsulleri kollayan bir oyunla açtı. Keyfe varmak da seyircilere kaldı. Şarkılarla, türkülerle maçtaki ilgi eksiğini kapatmaya çalışıyorlardı. Gerçi 51’de soldan ceza sahasına sızan Ekrem golü bulsaydı, düğün dernek erken toplanırdı. Son yarım saate girilirken artık ‘ince iş’lerle gol arıyordu ev sahibi. Stoch, Alex ve Emre’nin koordinat belirlediği ve Semih’le biten, ardından Alex’in nefis pasıyla Gökhan’ın ceza sahasına sızdığı iki pozisyon da hünerli ayaklarla imzalanmıştı. Gol olmaması sadece ayrıntıydı.
Son bölüm biraz da Güiza için oynandı sanki. Geçen haftaki golle bütün sezonu temize çeken İspanyol’un her hareketine meftundu tribünler. Maçı çoktan koparan lider, artık gereksiz risklere girmiyordu. Buna karşın İBB de bir türlü gole dönüşecek son hamleyi yapamıyordu. Alex’le ya da Topuz’la hala gol kulvarı bulmaya devam etti Fenerbahçe. Ama skorbord 2-0’a ikna olmuştu çoktan. Şampiyonluk mücadelesinde hız kesilmemiş oldu böylece. Artık Kanarya üç kere zıplarsa işi koparacak. Gerisi onlar için teferruat sayılır.
radikal





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


