Tuzla'da ölümler de taşerona havale

Arşiv

paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin

Haberlere abone olun:

seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?

Mersin Akkuyu'da yılardır kurulmak istenen ve ihalesi başlatılan nükleer santrale ilişkin düşünceleriniz nedir?

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 0 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image Kadir Aslan, Tuzla’da elektrik çarpmasından ölmüştü. Sanık sandalyesinde sadece çalıştığı taşeron firma vardı. Bilirkişi itiraz etti: İşveren denetim yapsa, disiplini sağlasa bu kaza olmazdı.

 Kaynak işçisi Yılmaz Arslan, geçen yıl Çelik Tekne Tersanesi’nde, aydınlatma fişini onarırken elektrik çarpması sonucu öldü. Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, tersane sahibi değil, sadece taşeron firma sahibi sanık sandalyesine oturdu. Mahkemenin, ana işvereni suçlu bulmayan ‘taksirini’ bilirkişi açığa çıkardı:
“İşveren denetim ve gözetim yaptırsa, iş disiplini ve eşgüdümü sağlasa, elektrik işlerini sorumlusuna yaptırsa bu kaza olmazdı.”
Yılmaz Arslan, geçen yıl 26 Temmuz sabahında eşi Derya ve beş yaşındaki kızı Nisa Nur’la vedalaşıp, çalıştığı Tuzla’daki Çelik Tekne Tersanesi’ne gitti. Arslan, 63 numaralı geminin kaynak işini alan ‘Ergin Gemi’ adlı taşeron firmada, gaz altı kaynakçısıydı. Saat, 15.40’a gelmişti. Davlumbat güvertesinde arızalı seyyar aydınlatma fişini onarırken bağırıp yere yığıldı. Elekrik çarpmıştı. Arkadaşı Kadir Aslan’a göre, yüzünde kaynak maskesi, elinde eldiven yoktu.
Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi’nde, ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçunu düzenleyen TCK 455. maddeden dava açıldı. Sanık sandalyesinde sadece taşeron firma Ergin Gemi’nin sahibi Muhittin Bakan vardı. Çelik Tekne Tersanesi’ne işlem yapılmamıştı.

İlk duruşma 24 Ocak 2008’de, ikincisi 24 Nisan’da görüldü. Mahkeme, keşfe karar verdi. 10 Haziran’da mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna göre kaza, ‘24 voltluk seyyar aydınlatma lambasına ait fişin 24 volt priz yerine 220 volt prize takılmasından ve 24 volt seyyar aydınlatma için ayrı bir priz sistemi kullanılmamasından’ meydana gelmişti. Rapora göre en büyük kusur, taşeronundu. İkinci kusurlu Çelik Tekne’ydi:
“Yetkili ve sorumlu işveren her kim ise çalışmalar sırasında sürekli denetim ve gözetim yaptırsa, taşeronun çalışmaları sırasında iş disiplini ve eşgüdümü sağlasa, 24 volt seyyar aydınlatma lambasına ait fişin sadece 24 volt prize takılmasını, 220 voltluk prize hiçbir şekilde takılmamasını sağlayacak şekilde fiş-priz sistemi temin ederek kullanılmasını sağlasa, elektrik işlerinin sorumlusundan başkası tarafından yapılmamasını iş uygulamasına dönüştürse, bu kaza olmazdı.”
Arslan ailesinin ve Limter- İş’in avukatı Sezin Uçar, 18 Eylül’de görülecek duruşmada, Çelik Tekne sahibinin de sanık sıfatıyla çağrılmasını talep edecek. Uçar, sanıkların ‘taksirle adam öldürmek’ten değil, ‘kasten adam öldürmenin ihmal suretiyle işlenmesi’nden yargılanması gerektiğini belirtiyor.

Tuzla’nın ‘taksirli’ adaletine iki örnek daha var: 24 yaşındaki gemi inşa mühendisi Serdar Kömürcü, 2003’te korkuluksuz merdivenden inerken düşüp ölmüştü. İş, ana işveren Karden tarafından üç ayrı taşerona dağıtılmıştı. Bilirkişi raporuna göre Karden, 8’de 2 kusurlu bulunduğu halde genel müdürü beraat etti. Fatura, iki taşeron şirket sahibine ve tersanenin emniyet amirine kesildi. Zaten kabarık bir fatura değildi: 2 bin 130 YTL!

İşçi Hamit Nazlı ise Yardımcı Tersanesi’nde 2002’de yüksekten düşerek öldü. Yardımcı’nın kardeş şirketi Andon, işi iki taşerona dağıtmıştı. Bir mühendis ve kontrolöre para cezası verilirken Andon’a dava açmak, bilirkişi raporundan sonra akla geldi

Radikal
  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam