Mailinizi ekleyin
seçim: MERSİN'E NÜKLEER SANTRAL İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
SERKAN AYTAÇOĞLU YAZIYOR...
Ali o yıl beşinci sınıfa geçmişti. Babası onu üç yaşındayken bırakmış ve denizlere açılmıştı. Yani annesi böyle söylüyordu. Ali babasının yaşadığına inanıyordu. Bir gün onu aramak için denizlere açılacaktı.
Gerçekten de babası iki arkadaşıyla küçük bir adaydılar. Gemileri kayalara çarpmıştı ve kazazededen tek kurtulan tek üçüydü. Adada ağaçların meyveleriyle ve tavşan, koyun, balık gibi besinlerle besleniyorlardı. Neyse ki makinist yaşıyordu ve telsizi tamir etmeye çalışıyordu. Fakat telsiz çok hasar almıştı ve biraz ıslanmıştı. Bu onların tek kurtuluş yoluydu. Gene de umutluydular. Ali büyüdü on beş yaşına geldi ve bir deniz kaptanı oldu. Denizlere açılıp babasını arayacaktı. Bir mürettebat ve gemi edinip yola koyuldu. Azgın fırtınalara, yemek bittiğinde açlığa dayandılar. Birçok ölen oldu. Limandan yeni tayfa alıp yollarına devam ettiler. Ali’nin asla vazgeçmeye niyeti yoktu. Üç yıl boyunca babasını aramış. Dördüncü yıla bir gün kala küçük bir adanın yaklaşık iki saatlik bir mesafe önünden geçiyorlardı. Kocaman bir ateş yandı ve üç kişi yerlerini belli etmeye başlayarak yerlerinde zıplamaya başladı. Gemi o yöne yöneldi. Motorlara tam güç verildi ve bir saat sonra adaya yanaştıkların kaptan ilk başta adamlara isimlerini sordu. Birinin soyadı onunla aynıydı. Çocuk onun hikâyesini dinledikten sonra babası olduğuna inandı ve o da adını söyleyip sarıldılar. Evde baba onlara sarıldıktan sonra duşa girdi. Sakalını kesip duş alınca bambaşka biri oldu.
O akşam ailenin sevincini kimse bozamazdı. Bir daha hiç ayrılmadılar ve hep mutlu yaşadılar.
Serkan AYTAÇOĞLU
PALMİYE KOLEJİ5/A 122





Abidin Yağmur
Adil Okay
Adnan Bostancıoğlu
Akın Zayim
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Aziz Çelik
Doğanay Saygılı
Ethem Dinçer
Güler Ataş
Mete Çubukçu
Münevver Özgenç
Nedim İnce
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
Yeter Özdemir Şahin
ŞİİR BAHÇESİ
Bağış Erten


