AZAT BAYKAL: TÜRK YELKEN SPORUNUN BAŞARILI NEFERİ

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 2 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

NEDİM İNCE YAZIYOR ...

Azat Baykal 1945 yılında dünyaya ilk çığlığını bıraktığında bunu 50’li yaşlarının sonlarına doğru İspanya Kralını da geride bırakarak Dragon Sınıfı’nda Avrupa Dördüncüsü olduğunda attığı sevinç çığlığının izleyeceğini bilemiyordu kuşkusuz. Yelken sporu ile ilk tanıştığında bunun kendisinin yaşam tarzı olacağı ve Türk Yelken Sporu yanında Dünya Yelken Sporuna da derin izler bırakacağını bilemediği gibi…

Çocukluğunda Optimist ile başlayan yelken yaşamı kısa zamanda başarılı bir yelken sporculuğuna dönüştü. Madalyalar birbirini izlemeye başladı. Fenerbahçe Spor Kulübü adına yarışırken 1967 yılında Ahmet Baydar ile Snipe Sınıfı’nda kazandığı Türkiye Şampiyonluklarını yine aynı kulüpte yıllar boyu Dragon Sınıfı şampiyonlukları takip etti.

Başarılı bir işadamı olan Azat Baykal bitmek tükenmez bilmeyen enerjisini iş yaşamı yanında yelken yarışlarında kullanırken; artanı da spor yöneticiliğine de yetti.

1957 yılında kurulan Türkiye Yelken Federasyonu’nun çeşitli birimlerinde görev aldıktan sonra 1997 yılında Türkiye Yelken Federasyonu Başkanlığını üstlendi. 1995 yılında “Türk yelkeninin, yelkencisinin, antrenörünün, hakeminin ve yöneticisinin gelişmesini ve yetişmesini sağlamak amacı ile 18 yelkensever tarafından kurulan” Türk Yelken Vakfı’nda 18 kişiden biri olarak yer aldı.

Spor yöneticiliğini ülkemiz dışına da taşıyarak Uluslar Arası Yelken Federasyonu (ISAF)  Match Race Sailing Komitesi Üyeliği görevinde bulundu.

2000 yılında Türkiye Yelken Federasyonu Başkanlığı seçimlerine katılmadı ve adaylığını desteklediği federasyondaki çalışma arkadaşlarından Nazlı İmre federasyon başkanı oldu. Nazlı İmre 2004 yılında aday olmayınca Azat Baykal kendini tekrar federasyon başkanı olarak buldu.

Spor federasyonlarının özerk olması gerektiğini düşünen Azat Baykal bu yönde yasa çıkınca Türkiye Yelken Federasyonu adına ilk başvuruyu yapanlardan biri oldu.  2006 yılında özerkliğe geçişin alt yapısını oluşturdu. Özerk federasyonun hayata geçmesi için başkanlık seçimlerinin yapılması gerekiyordu. Başkanlık seçimlerine yakın bir ana kadar başka bir aday çıkmadığı için Azat Baykal’ın tek adaylığı ile bir seçim yapılacağı düşünülürken Nazlı İmre’nin başkanlık yarışına katılmasıyla ikisi arasında seçim yapıldı ve federasyon genel kurulu başkanlık görevini Nazlı İmre’ye verdi.

Azat Baykal Dragon Sınıfı’nda yarışları azaltırken aldığı yelken yat ile yelken yarışlarına katılmayı sürdürüyor.

Yolunuz düşerse Türk Yelken Vakfı’nda ve Fenerbahçe Spor Kulübü Yelken Şubesi’nde ilk günkü heyecan ile yelken sporuna katkı verdiğine tanık olursunuz.

Azat Baykal yelken sporundan aldıklarını büyük bir istek ve coşkuyla bu spora geri verme çabalarını sürdürerek örnek bir duruş sergilemeye devam etmektedir. Nitekim bunun sonuçlarından biri oğlu Arda’nın da babasının yolundan gitmesi olmuştur.

Sevgili Celal İlkul’dan, başhakemliğini yaptığı Urla’daki Türkiye 4.20-4.70 Sınıfı Yelken Şampiyona’sını sadece bu spora tutkusu nedeniyle ve neredeyse baştan aşağıya seyrettiğini öğrendiğimde;  Azat Baykal hakkında artık bir şeyler yazmanın zamanı geldiğini düşündüm.

Kanımca Azat Baykal sporculuğu, çalışkanlığı, üretkenliği ve paylaşımcılığı ile Türk Yelken Sporu tarihine yelkenin bir neferi olarak silinmez izler bırakmakta ve her türlü takdiri hak etmektedir.

 

Dr. Nedim İNCE

21.09.2010 / Mersin

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam