Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
Veysel Güney’in yargılandığı dava jet hızıyla (Onbir gün arayla iki duruşmada) bitirilir. Mahkemede neler yaşandığını tutanaklardaki yazım yanlışlarına bile dokunmadan önceki bölümlerde yayınladık. Mahkeme sırasında idam cezasını acele verebilmek için yapılan pek çok hukuksuzluğu görebildiğimiz kadarıyla sergileyeceğiz.
Mahkeme tutanaklarını tartışmadan önce Veysel’in el yazısıyla dosyaya giren ve ‘darbenin hukukunu’ çok net yansıtan bir dilekçeye yer vereceğiz.
‘5.ZRH.TUG.ASKERİ CEZAEVİ KANALIYLA
ADANA, K.MARAŞ, G.ANTEP, ADIYAMAN, HATAY, İÇEL İLLERİ SIKIYÖNETİM KOMUTANLIĞI 2 NOLU ASKERİ MAHKEMESİNE
ADANA
Adı:Veysel
Soyadı:Güney
B.Adı:Ali
D.Yeri:Hekimhan, MALATYA
Mesleği:-
Evrak No:1981/87
Esas No:1981/73
17.02.1981 tarihinde yapılacak duruşmada savunmamı yapmak üzere avukat tutmak istiyorum.
16.02.1981
VEYSEL GÜNEY
Dilekçe damga pulu ve imza içeriyor’
Veysel’in 16 Şubat 1981’de verdiği dilekçenin altında ‘GÖRÜLMÜŞTÜR’ kaydı 19 Şubat 1981’de düşülüyor. 17 Şubat’taki mahkemesi için avukat tutma isteğinde bulunan Veysel’in dilekçesi Mahkeme bittikten 2 gün sonra işleme konuluyor. Cunta hukuktan bu kadarını anlıyor!
Mahkemede avukat olması neyi değiştirebilirdi? Eğer gerçekten ‘hukuki’ bir yargılama olsa çok şeyi değiştirebilirdi. Veysel’in büyük olasılıkla ‘başkalarını yakalatmamak’ için söylediği ‘Soruşturmanın genişletilmesini istemiyorum. Zaten iki kişiydik’ sözünü bir avukat söylemeyebilirdi. ‘Soruşturmanın genişletilmesi’ isteği mahkemeyi uzatabilir, İskenderun’daki dosyadan yargılanma isteği (ki bu davada 44 kişi yargılanıyor) yıllarca sürebilecek bir hukuki süreç başlatabilirdi. 1984’ten sonra Türkiye’de idam cezasının uygulanmadığı da göz önüne alınırsa sadece mahkemeyi uzatmak bile çok şey değiştirebilirdi. Aynı dönemde açılan Ana Devrimci Yol ve Ana Devrimci Sol davalarının bu yazının yazıldığı 2010 yılında hala sonuçlanmadığını da hatırlatalım. Neredeyse 30 yıldır bitmeyen bu davalara karşı Veysel’in yakalandığı günle idam edildiği gün arasındaki sürenin 163 gün olduğunu da not edelim. Tanık polislerin kent dışında olmasından dolayı 11 gün arayla yapılan ve iki duruşma süren, tanıkların ifadelerinden dolayı toplam 8-10 saatte bitirilen bir mahkeme! Bu kadar tanık ifadesi olmasa büyük olasılıkla tek duruşmada ve 1-2 saatte bitirilecek bir yargılama!
Kaldı ki Veysel’in ilk ifadesini alan sivil savcı Mete Göktürk bile ‘Veysel’in silah kullandığına dair bir kanıt yoktu’ demektedir. Veysel’in çatışmadaki konumunu önceki bölümlerde de zaman zaman tartışmıştık. Önümüzdeki bölümlerde de bu tartışmaları sürdüreceğiz.
Sadece yukarıdaki dilekçe bile Veysel’in ne kadar hukuk dışı yargılandığının kanıtıdır. Hukukçularımız bu dilekçeden dolayı bile bu davanın yeniden görülmesi gerektiğini söylemektedirler.
Hukuki süreçte yaşanılanları tartışmayı önümüzdeki bölüme bırakırken önümüzdeki bölümde mahkemenin bitiminden üç gün sonra (20 Şubat 1981) yazılan GEREKÇELİ HÜKÜM’e yer vereceğimizi belirterek bu bölümü bitirelim.
ETHEM DİNÇER
Veysel Güney ile ilgili bilgi ve belge için: www.veyselguneyiariyoruz.net





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


