Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZIYOR ...
İnsan kötü günlerini anmak istemez bilirim.
Ama otuz yıl var ki, iple çektim her gelişini EYLÜL’ün.
Bulacakmışız gibi birinde, yitirdiğimiz ne varsa;
Otuz yıl önce, yirmi beş yıl önce, yirmi yıl önce 12 Eylül’ün nefesimizi kesen en sıkıntılı günlerinde bile vazgeçmedim Eylül’ü sevmekten.
Daha Ağustos çıkmadan duyumsamaya başladığım kokusunu sevdim. Yakıcı sıcakların ardından getirdiği serinliğini,
Yıldızlarını sevdim akşamlarında, gökyüzünde çoğalıp, daha fazla parlayan,
Esintisini sevdim, ömrümün bütün Eylül’lerini yanıbaşıma yığan.
Anıları sevdim dile kolay otuz yıl, giderek katlanan.
En çok ta hüznünü. Her şeye karşın bir yanım yaşama sevinci, diğer yanım isyan.
Kolumuz kanadımız kırık, bir gece yarısı terk ettiğimiz şehri biraz daha özlerken ille de Eylül’de, yaşama yeniden tutunduğumuz bu kente daha fazla bağlandım .
Bin telaş içinde bakmaya vakit bulamadığımız yaralarımızı her yıl vakti geldiğinde açıp, sardığımız aydı bizim için Eylül.
Zamana bıraktık dinmeyen kalp ağrılarımızı her Eylül’de yeniden.
Peşinden koşuşturduğumuz ekmek kavgamızı sevdim, kimseye baş eğmeden.
Korkusuz arkadaşlarımızı sevdim kuşağımızdan, hikayelerini yeni yeni öğrenip, hiç tanımadan.
Bir şeye inanırdım. Gün gelip yaşatılanların hesabının sorulacağına!
Ama aklımızla, direncimizle bilincimizle, toplumsal istencimizle, kararlılığımızla… Yırta yırta çıkacağımıza karanlıktan.
Merhaba insanlık! Merhaba aydınlık!
İmrendim Yunanistan’da, Arjantin’de, Şili’de darbeciler yargılanırken,
Ne ki, kolayımıza geldi yüzleşip hesaplaşmaktan UNUTMAK!
Toplumsal belleksizliğimiz üstüne kurulan bütün hesaplar birer birer tutarken, duyarsızlık, tepkisizlik ve gericilik girdabında geçti otuz yıl…Hak aramadan, hesap sormadan, hiç aldırmadan…
* *
Şimdi yine aklımı başımdan alan aynı koku, bildik yel.
İşte geldim dese de,
Neylersin ki, birileri çoktan göz koymuş Eylül’e…
Olmadık yalanlarla, hesabı biz soracağız diye.
1980 faşist darbe düzeninin kara nadasında kök salıp palazlanan bir gerici anlayış,
Ortaçağı özlerken çağdaşlık,
Karanlığa yürürken aydınlık,
Kadına düşman iken eşitlik,
Emeği karşısına alıp özgürlük
İnanmadan demokrasi nutukları atmakta.
Biliyorum ki, sevmeyeceğim Eylül’leri sizin düzeninizde,
Beklediğimiz bu değil.
Demem o ki kısaca; Var gücünüzle yutturmaya çalıştığınız masallarınız, göz boyamalarınız, vaatleriniz, yalanlarınız, darbe karşıtlığınız, sahte göz yaşlarınız, bin bir türlü tuzaklarınız, gizli hesaplarınız, hapınız, anayasanız size,
Umuda dair ne varsa,
Yani yaşam, özgürlük, barış,
Hak, emek.
İş, ekmek, onur
Komşuluk, dostluk, elbirliği
Hep birlikte söylenecek türkü, ağız dolusu gülüş
En güzel sevdalar, yarım kalan düş.
Bir de EYLÜL bize kalsın…
Münevver Özgenç





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


