BÜYÜK AİLE

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 4 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

NEDİM İNCE YAZIYOR...

 Kapitalist üretim biçimi gün be gün tüm dünyayı sarmakta; iletişim ve ulaşım teknolojisinin olağanüstü gelişimi ile ücra köşeleri de etkisi altına almaktadır.
Üretim biçimi üretim ilişkilerini belirlerken toplumun yapısını da buna göre biçimlendirmektedir.
Kentleşme bu biçimlenmenin sonuçlarından biriyken çekirdek aile de kentleşmenin ürünlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. O kadar ki artık çekirdek aileler anne-baba- çocuk yerine anne- çocuk, baba-çocuk düzeyine inmeye başlamaktadır.
Yabancılaşmanın nedenlerinden biri kentleşme olurken onun sonuçlarından biri olan çekirdek aile de bunu kolaylaştıran bir unsurlardan biri olarak düşünülebilir.
Yabancılaşmanın güçlü bir güvensizlik duygusu yarattığı bir gerçek ve bu duygunun insanları ne kadar hırpaladığı, toplumu ne kadar gerdiği diğer bir gerçektir. Çekirdek aile kendini yaratan koşullar sonucu istikrarlı bir yapıya sahip değildir. Bir yandan aile bireylerinin azlığı ve bireyciliği, diğer yandan dağılma olasılığının hissedilir derecede olması kişilerin kendilerini en çok güven içinde duyacakları ortamdan mahrum olmaları anlamına gelmektedir.
Geniş aileler 3 kuşağı bir arada barındıran aileler olarak binlerce sene varlıklarını sürdürdüler. Kuşaklar arasındaki bilgi ve deneyim aktarımını kolaylaştıran bu yapı aynı zamanda büyük bir aile tarafından kucaklanan insanların ihtiyaç duydukları güven duygusuna da yanıt verdi. İnsan ilişkilerinde dayanışmayı önceleyen büyük aileler toplumsal yapıyı da olumlu etkiledi.
Ülkemizde de değişen üretim biçimi ve ilişkileri sonucunda geniş aileler hızla çekirdek aileye dönüşmeye başladı. Yabancılaşmanın dayanılmaz ağırlığı, güvensizliğin yarattığı gerilim, dayanışma eksikliğinin ürettiği bireycilik bu zeminde çok daha kolay boy atmaya başladı. Son yıllarda yaşadığımız anominin etkenleri içinde bunlardan da söz edilebilir.
Bayramlar, geleneksel yapının çözülmeye direnci sonucu aileler fiziki olarak çekirdek aileye dönüşse de ilişki boyutunda büyük aileler bir miktar varlıklarını sürdürebilmektedir. Yani anne-baba-çocuk bir evde yaşarken aynı kentte başka evlerde yaşayan büyükanne-büyükbaba ile ilişkiler sıcak tutulmakta, kardeşler de bundan payını almaktadır. Kentlerin farklı olması bunu pek etkilememektedir. Bayramlar bunu kolaylaştıran sosyal olgular olarak görev üstlenmektedir.
Dayanışmanın, kendini güvende ve iyi hissetmenin, yabancılaşmadan bir miktar korunmanın yollarından biri olan geniş aileyi koruyamasak bile ilişkilerini canlı tutmanın mümkün olacağını düşünüyorum. Bu yöndeki bilinçli çabaların üretim ilişkilerinin yansımalarının olumsuz yönlerini azaltabileceği ve kişilerin daha mutlu, toplumun daha huzurlu olmasını sağlayacağı kanısındayım.
Hafta sonu büyük ailemin bireylerinin önemli bir çoğunluğu ile bir arada olmamızın, hayatın kısa bir anını fiilen birlikte yaşamamızın yarattığı mutluluk bana bunları düşündürdü ve sizlerler paylaşmaya sevk etti.

Nedim İnce
04.05.2010/Gönen

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam