Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
(Toplam 0 Oylar)
12 Mart darbesinin 39. yılında 68’liler Dayanışma Derneği ve Devrimci 78’liler Federasyonu yaptığı ortak açıklamada "Egemenlerin çıkarlarını ve isteklerini süngü gücüyle yerine getirirken, direnenleri, sosyalizmin ve halkın yiğit önderlerini; Denizleri idam sehpalarında, Mahirleri Kızıldere’de, İbrahimleri işkencede, Sinanları, Ulaşları dağlarda, sokaklarda katlettiler…" dedi.68’liler Dayanışma Derneği ve Devrimci 78’liler Federasyonu'nun basın açıklaması şöyle:
"Bugün, emperyalistlerin ve işbirlikçi egemenlerin soygun ve sömürü çarklarını döndürebilmesi için 12 Mart 1971 Askeri faşist darbesi eliyle, ülkeye, halka, devrimcilere yönelik baskıların 39. yıl dönümü. Yapısal ekonomik ve siyasal istikrarsızlıkları derinleşince, toplumsal muhalefet yükselince, devrimci mücadele boy verip yeşermeye başlayınca, 12 Mart 1971’de faşist cunta egemenler adına siyasal iktidarı ele geçirdi.
Egemenlerin çıkarlarını ve isteklerini süngü gücüyle yerine getirirken, direnenleri, sosyalizmin ve halkın yiğit önderlerini; Denizleri idam sehpalarında, Mahirleri Kızıldere’de, İbrahimleri işkencede, Sinanları, Ulaşları dağlarda, sokaklarda katlettiler…
Emekçiler aydınlar, sanatçılar, bilim adamları, gazeteciler, öğrenciler, askeri faşist cuntanın hıncından nasibini aldı. Cezaevleri, işkence haneler, karakollar, spor salonları tıka basa dolduruldu.
39 yıl öncesinden 12 Eylül 80’lere, olağanüstü hal rejimlerine, yeni darbe girişimlerine, Susurluk, Şemdinli, Botaş’taki ölüm kuyuları ve Ergenekonlara, balyoz darbe planlarına uzanan darbe düzeni, emperyalizmle bütünleşmiş kontrgerillanın sinsi plan ve provokasyonlarıyla bugüne kadar uzandı ve hala da sürüyor.
Sosyalizm ve demokrasi mücadelesinin açık kalmış bu hesabı kapanmadıkça, cunta geleneği ve doğurduğu kirli ilişkiler, faili meçhul cinayetler, emek ve demokrasi güçlerine saldırılar, katliamlar sürecektir.
Darbe düzeninin kurumsal bir güç olarak karşımıza çıkmaması için askeri vesayet rejimi tasfiye edilmeli, darbe ve muhtıraların hesabı sorulmalı, 12 Eylül Anayasası lağvedilmeli, yerine katılımcı ve demokratik bir Anayasa yapılmalıdır. Darbelerin bahanesi yapılan TSK İç Hizmet Kanunun 35.Maddesi kaldırılmalıdır. Darbecilerin rütbeleri sökülmeli, ünvanları geri alınmalıdır.
Mart ayı katliamlar ayıdır
16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi’nden çıkan öğrencilerin üzerine bomba atarak, 7 öğrencinin ölümüne, onlarca öğrencinin yaralanmasına neden olan bir faşist katliamın hala kapanmayan hesabının da 32.yılındayız.
Bahçelievler, Piyangotepe, Maraş, Sivas, Çorum katliamları gibi, bu katliam da, faşist hareketin kitle imhasına yönelik karakterini iyice açığa çıkaran en belirgin örneklerindendi.
16 Mart Katliamı davaları zaman aşımına uğratıldı ve düştü. Sistem faili meçhullerin derin kuyularında bir katliamı daha gizlerken katiller bir kez daha ödüllendirildiler. Üzeri örtülen bu kirli, kanlı tarihi gün ışığına çıkarıp hesabını sormak devrimcilerin boynunun borcudur.
Mart ayı katliamlar ayıdır
13 Mart 1982’de İzmir’de idam edilen devrimci mücadelenin yiğit neferleri Seyit Konuk, İbrahim Ethem Coşkun, Necati Vardar’ın katledilmelerinin de 28. yılındayız. 12 Eylül askeri faşist cuntasına karşı direnen devrimciler yenildiler ama bugünkü kuşaklara adları onurla anılan büyük bir mücadele mirası bıraktılar.
Her biri bir devrim meşalesi oldu. Emperyalizme ve faşizme karşı başları dik yürüdüler idam sehpalarına.
Mart ayı katliamlar ayıdır
12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde, İstanbul’da Alevilerin yoğun olduğu Gazi Mahallesi’nde, Kontrgerilla timinin şoförünü öldürerek gasp ettiği ticari taksiden kahvehanelere kurşun yağdırdığı, Halil Kaya adlı Alevi dedesinin hayatını kaybettiği, 5'i ağır 25 kişinin yaralandığı devlet destekli katliamın da 15.yılındayız. Olaylar Ümraniye’ye de sıçradı, tepki göstermek isteyen insanlar üzerine katliamın bir parçası ve devamı olarak polislerce kurşun yağdırıldı. Olayların sonunda Gazi’de 12, Ümraniye’de 5 kişi yaşamını kaybetti, yüzlerce yaralı vardı.
Mart ayı katliamlar ayıdır
16 Mart 1988’de Irak’ta, artık kendisi de tarihin çöp tenekesine atılan Saddam’ın emriyle, 5000 Kürdün kimyasal bombalarla yok edildiği Halepçe katliamının da 22.yılındayız. Halepçe Katliamı’nın hemen yanı başımızda yaşandığını ve hala aynı emellerle dolu emperyalist güçlerin, işbirlikçi hükümetlerin yeni katliamları ve işgalleri yaşattığını da unutmayacağız.
12 Martlardan, idamlardan, katliamlardan süzülerek gelen sosyalist mücadele tarihimizin özveri dolu sayfaları bize umudun, direnişin ve haklılığın kazanacağını bir kez daha haber veriyor. Onlar kaybedecek, biz kazanacağız.
Kahrolsun faşizm! Kahrolsun emperyalizm! Devrim için düşenler onurumuzdur. Gün gelecek devran dönecek darbeciler halka hesap verecek! 12 Mart 2010
68’liler Dayanışma Derneği – Devrimci 78’liler Federasyonu"





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


