Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
NEDİM İNCE YAZIYOR...
12–17 Ocak tarihlerinde Adana’da TÜYAP Fuar Merkezi’nde düzenlenen Çukurova Kitap Fuarı’na gittiğimde; önce arabayı park etmek için yer bulmakta zorlandım, ardında da fuar merkezine girebilmek için upuzun bir kuyruğa girip sıramın gelmesini bekledim.
Otoparkta başlayan ve fuar merkezine girerken artan şaşkınlığım, içerideki kalabalığı görünce doruğa çıktı. Okuma alışkanlığı konusunda yerlerde süründüğümüze dair bilgim ve fuar merkezinde gördüklerim birbiri ile çelişmekteydi; şaşkınlığım ve ona eşlik eden sevinç bunun sonucuydu.
6 gün süren; 162 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığı; 69 kültür etkinliği ve imza günlerinde 300 yazarın okurlarla buluştuğu ‘Çukurova Kitap Fuarı’nı,’ 186 bin 500 kişi ziyaret ettiğini öğrendiğimde sevincim daha da arttı.
Çok uzun yıllar boyu, nüfusumuzun yüzde 94’ü televizyon izlerken; kitabın ne kadar tehlikeli olduğunu öğrendi ekranlardan. Birçok yasadışı gizli örgüt üyeleri yakalanıyor ve suç aletleri ile birlikte televizyonlarda teşhir ediliyordu; en öndeki suç delilleri hemen her zaman sıra sıra dizilmiş kitaplar oluyordu.
Gün geçmiyordu ki yasaklanmış kitap isimleri yayınlanmasın; bunlar toplanıyor, yazarları, çevirenleri mahkeme mahkeme dolaştırılıyor; bir kısmı da demir parmakların ardında istirahata buyur ediliyordu.
Yine birçok kimse banyo şohpenini bir süre kitap yakarak ısıttı ve başının kitap nedeniyle belaya girmesine karşı önlemini aldı.
Kitap beyinlere suç unsuru olarak kazındı; okumanın, yazmanın ne kadar belalı iş olduğu kafalara vura vura sokuldu.
Okuma alışkanlığını kazanmış olan annen babaların büyük bir kısmı bu beladan uzak durmaya başladılar. Çocuklar durumu çok çabuk öğrendiler; kitap dediğin sadece ders kitabıdır; kültürlenme dediğin televizyon seyretmektir ve kütüphaneler çok da gerekli yerler değildir.
Ve sonuçlar:
Dergi okuma oranı yüzde 4
Kitap okuma oranı yüzde 4,5
Gazete okuma oranı yüzde 22
Radyo dinleme oranı yüzde 25
Televizyon izleme oranı yüzde 94
Ve sonuçlar: 1996 yılından 2001 yılına kadar kütüphane sayısı 1260’dan 1412’ye inmiş. Kitap sayısı 10.899.127’den 12.221.392’ye çıkarken okuyucu sayısı 22.523.449’den 11.698.602’ye düşmüş. Bununla da kalmamış kayıtlı üye sayısı nüfus hızla artarken ondan daha hızlı ve tam 4 kat düşmüş: 1.004.681’den 254.007’ye… Tabii ki ödünç verilen kitap sayısı da bundan nasibini alarak 4.507.508’den 2.164.324’e doğru gerilemiş. En dramatik daralma ise satın alınan kitaplarda görülmektedir: 129.450’dan 13.862’ye.
Okumanın Temel eğitimde bireyin verimliliğini yüzde 50, eğitimde yüzde 30, ekonomide yüzde 44 arttırdığını bilen insanlar yukarıdaki tabloyu tersine çevirmek için çabalayıp duruyorlar; nitekim ‘okuma alışkanlığı’ yazdığınızda internet arama motorunda 89.400 sonuçla karşılaşmanız bunu gösteriyor.
Bu konuda birçok öneriler ve projeler geliştirilebilir ve çoğu da bir parça okur sayısını arttırabilir ve de değerli çabalardır.
Ancak toplum hafızasına suç unsuru olarak belletilen kitaba, masumiyetini geri iade edecek çalışmalardan sonradır ki; okuma alışkanlığını arttırma yönündeki tüm program ve projelerin başarıları artabilir.
İşte o zaman şaşkınlığım geçici, sevincim ise kalıcı olacak…





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


