Bölümler
Bu makaleyi beğendiniz mi ?
ABİDİN YAĞMUR YAZIYOR...
Oldu üç beş sene; bu köşede ‘Dar gelirli burjuvalar’ başlıklı bir yazı yayınlamıştım. Banka çek defterinin ilk çıktığında burjuvalarca yani zengin şehirlilerce kullanıldığını, çek defterinin yerine 20. yüzyılın ikinci yarısında kredi kartının geçtiğini, 21. yüzyılın ilk yıllarında ise kredi kartı kullanımının burjuva işi değil, gariban işi olmaya başladığını anlatmıştım.
* * *
Merkez Bankası’nın banka kredileri ile ilgili verilerini okuyunca, o yazımda bazı eksiklikler olduğunu anladım; meğer bizim ülkemizde sadece dar gelirli burjuvalar yokmuş aynı zamanda dar gelirli kodamanlar da varmış!
* * *
Merkez Bankası’nın yalancısıyım; 2009 yılının ilk 6 ayında Mersin’de 4,4 milyon liralık kredi kullanılmış!
Milletin 400 liraya sigortasız iş bulduğunda sevinçten takla attığı bir memlekette az para mı 4,4 milyon lira…
* * *
Peki, Mersinliler, 4,4 milyon liralık kredi kullanmışlar da nereye gitmiş bu para?
Piyasaya 6 ayda 4,4 milyon lira giriyorsa, esnafın sabahtan akşama kadar harıl harıl iş yapması gerekir, değil mi?
Öyle ya vatandaş kredi çeker bakkala, kasaba, manava, beyaz eşyacıya, kırtasiyeciye, boyacıya, marangoza, halıcıya, ıncıkçıya boncukçuya gidip bayılana kadar alışveriş yapar. Olması gereken budur!
* * *
Budur da öyle olmuyor, bankadan kredi çeken vatandaşın alışveriş filan yaptığı yok. Çarşılar bomboş; esnaf da sabahtan akşama kadar dükkân önünde oturup tavla oynamakta, siftah yapamadığı için de, konuğuna bir çay ısmarlayamaz durumda…
* * *
Demek ki bankalardan kredi çekilerek elde edilen para Mersin’de kalmıyor!
Nereye gidiyor peki; krediyi çeken parayı alıp İstanbul’da, Ankara’da mı yiyor?
* * *
İşin doğrusunu ekonomi uzmanları bilir; benim tahminim şu ki, vatandaş, bankadan kredi çekerek elde ettiği parayı yine bankaya veriyor!
Çünkü zamanında üç beş kredi kartı almış; kartlardan biri hanımda, biri küçük kızda, ha babam de babam deli gibi alışveriş yapılmış, kredi kartı borcu birikmiş, gırtlağı aşıp boğaza gelmiş, tam maaşa haciz konacakken bankalar kampanya başlatmışlar:
Yüzde bilmem kaç faizli ihtiyaç kredi, koşan alır!
* * *
Koşmuştur tabi bizim vatandaş da, kredi çektiğini gören olursa “İhtiyaç kredisi çekiyorum azizim” demiştir, parayı alır almaz diğer bankaya gitmiştir, kredi kartı borcunu kapatmıştır…
Kazı biraz daha çevirmiştir, bir gün daha yakmamıştır!
* * *
Ben çocukken, bir adam vardı mahallemizde; işyerini büyüttüğünde şöyle demişlerdi büyükler:
-Kodaman adam, bankadan kredi almış!
O zamanlar öyleymiş demek ki, bankalar kredi verecekleri kişinin ensesine bakarlarmış kalın mı değil mi diye…
Bakarlarmış ense kalınsa, adam para sahibi yani kodaman ise verirlermiş krediyi…
Şimdi ensesi incecik vatandaş bile gidip banka kredisi alabiliyor…
İşte bizim dar gelirli kodamanlar, bu incecik enseli vatandaşlar!
Bankadan kredi çekebiliyor ama dar gelirli!
* * *
Bankacılık dilinde, kredi vermeye ‘fonlama’ denir; yani bir adam yahut bir işletme, bir yatırım yapacaktır, fona ihtiyacı vardır, bunu banka karşılar, alacağını daha sonra alır…
Peki, kredi kartı borcunu kapatmak için banka kredisi alan vatandaşın, ihtiyaç kredisi adı altında aldığı kredinin, bir yatırımda kullanılmayacağını banka bilmiyor mu?
Biliyor elbette!
O zaman niye geri dönüşü riskli olan krediyi dağıtıyor bol keseden?
* * *
Adamın evi yok, barkı yok, arabası yok; bir tek pul değerinde maaşı var ama borcu borçla kapatmak zorunda kalmış.
Bir deyim var ya; çevir kazı yanmasın diye, adamcağız da ha bire çeviriyor kaz yanmasın diye.
Ama nereye kadar çevirecek?
Devlet, vatandaşını bankaların eline atmış, kredi kartı borçlarına bir çözüm bulmamış ise; vatandaş kazı çevirmekten başka ne yapacak?
imece





GÜNCEL
HAFIZA-İ BEŞER
Ethem Dinçer
Yeter Özdemir Şahin
Abidin Yağmur
Akın Zayim
Aziz Çelik
Adil Okay
Ali Rıza Aydın
Aysel Kılıç
Güler Ataş
Adnan Bostancıoğlu
Nedim İnce
Mete Çubukçu
Alper Turgut
Münevver Özgenç
Rahmi Yıldırım
Rıdvan Akar
Salim Turgut
Selçuk Polat
TÜRKÜLERİMİZ KARDEŞTİR
Bağış Erten
KARIŞIK KASET
VEYSEL GÜNEY DOSYASI
Aydın Engin
Serdar Türkmen
Ali Asker Günel


