Kontrgerilla - 1

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Bu makaleyi beğendiniz mi ?

(Toplam 1 Oylar)
Fontu Ayarla Decrease font Enlarge font
image

SALİM TURGUT YAZIYOR...

 II.Dünya savaşının sonunda dünyanın 1/3’ünün Emperyalist blok’un nüfuz bölgesinin dışına çıkması ve bir çok ülkede kurtuluş savaşlarının yükselmesi ile birlikte ABD’nin başını çektiği emperyalist blok’un askeri örgütü NATO kuruldu. ABD’nin mutlak hegemonyası altında kurulan NATO, CİA ile birlikte her ülkede gizli ve merkezi faaliyet yürüten Kontrgerillaları kurdurdu.Her ülkede farklı adlarla ve illegal olarak kurulmuş olmasına rağmen bu örgütler NATO ve CİA tarafından tek merkezden yönetilerek soğuk savaşı döneminin en önemli örgütleri oldular. En genel tanımı ile kontrgerilla olarak bilinen bu örgütler tek başına silahlı tetikçi bir örgüt olarak algılarsak yanlış yapmış oluruz. ‘Dış ve iç düşmanı’ bertaraf etmek için illegal olarak her kesime yayılmıştır. II. dünya savaşının ardından dünya halkları nezdinde sempatisi yükselmiş olan ‘Komünizm ve Sovyet’ sempatisini kırabilmek için emperyalist blok’un jandarmalığını üstlenen ABD her ülkede adı farklı şekilde anılan derin örgütleri örgütlemeye başladı. Soğuk savaşın sürdürülmesinde önemli bir misyon yüklenen bu örgütlerin İtalya’da ki adı Gladio (Kılıç), Yunanistan’da B-8 ya da SheepSkin (Koyun Postu), Belçika’da SDRA-8, Hollanda’da NATO Command, Batı Almanya`da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya’da Schwert, Fransa`da Rüzgar Gülü, İspanya`da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere’de ise Secret British Network olarak biliniyor. Türkiye’de ise bu örgüt Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Harp Dairesi, Kontrgerilla, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Hizbukontra, Susurluk, yada JİTEM adıyla biliniyor. Şimdi de Ergenekon adı dillerde dolaşmaya başladı.1952’den beri ülkemizde hızla örgütlenen ve anti Komünist ve anti Sovyetik mücadeleyi yürüten bu örgütlenme yaşantımızın her alanında etkin olarak ağlarını örmüştür. Kontrgerilla tek başına ne ordu, ne polis, ne yargı, ne sivil toplum örgütü, ne parti ne de medyadır. Hepsinin içinde illegal örgütlenen ve onları harekete geçirebilen bir yapıdır. Tetikçilik çok küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. Sağ sol diye bir ideolojisi yoktur. Her yerde yerini alabilir. Bu örgütlenmenin en temel amacı psikolojik savaştır. Psikolojik savaşı yürütebilmek için kitle örgütlerine, siyasal partilere ve medyaya ihtiyaç vardır. Toplumu yönlendirebilecek her kurumun içine bir şekilde sızılmıştır.Bu örgütlerin esas amacı II.dünya savaşı sonrası sempatisi hızla artan ‘komünizm ve Sovyet tehlikesi’ni önlemek olmasına rağmen, dönem dönem her ülkenin özgün koşullarına göre de faaliyet yürütmüştür. Örneğin ülkemizde solcuların dışında gayrimüslümlere, azınlıklara ve Alevilere yönelik eylemler yaptıkları gibi daha sonraları da Kürtlere ve siyasal islama yönelikte eylemler yürütmüşlerdir. Kontrgerilla’nın tarihiBu örgütün ülkemizdeki faaliyeti, ülkenin NATO’ya katılmasıyla başlamıştır. Ülkemizde 1952 sonrası kurulan bu örgütün ilk faaliyet alanı Kıbrıs olmuştur. Önce Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla ardından da Özel Harp Dairesi olarak illegal şekilde örgütlenen bu örgütün ilk elemanlarını yetiştirdiği Kıbrıs’taki adı Mukavemet Hareketidir. Mukavemet Hareketi’nde görev alan, eğitim gören elemanlar sonraki yıllarda kontrgerillanın üst düzeyine yükselmiştir. Kore savaşının ardından ülke NATO’ya kabul edildi. NATO’ya kabulünden sonra ülkemizde CİA güdümünde anti-terör örgütü olarak önce Seferberlik Tetkik Kurulu ardından da Özel Harp Dairesi (ÖHD)kuruldu. Sivil ve askerlerden oluşan bu örgüt hiçbir resmi devlet kurumuna bağımlı olmadan doğrudan CİA ve NATO güdümünde faaliyet yürüttü. ‘Dış ve iç düşman’a karşı uzun erimli mukavemet yürütmek için hücre örgütlenmeleri ile her ilde silahlı milisler oluşturarak silahları depolayıp dönem dönemde kadrolarını eğitmek amacı ile eylemler tertiplediler. Her dönem iktidarı elinde bulunduranların resmi olarak yapamayacakları eylemleri için gizli örgütlenmeleri olmuştur. Enver Paşa tarafından İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde kurulan ve özellikle Ermeni Tehciri ile Kürt isyanlarının bastırılmasında bir dizi katliama ‘imza atan’ Teşkilat-ı Mahsusa’ bunlardan biridir. Teşkilat-ı Mahsusa’nın en ünlü tetikçisi Yakup Cemil’dir. İttihatçılar kirli işleri için teşkilatın tetikçisi olan Yakup Cemil’i kullandıkları gibi Cumhuriyet döneminde de Mustafa Suphi ve yoldaşlarının katledilmesi için de tetikçi kullanılmıştır. Bugün Mustafa Suphi ve 15 yoldaşının Yahya Kaptan ve Topal Osman’ın adamlarınca katledildiği bilinmektedir. O dönem bu olayı aydınlatmak için çalışan Lazistan Mebusu ve aynı zamanda Tan Gazetesinin sahibi Ali Şükrü Topal Osman tarafından Ankara’da öldürülmüştür. Topal Osman ise daha sonra en yakın adamlarından biri olan nizami ordu kıta komutanı İsmail Hakkı tarafından öldürülmüştür. Mustafa Suphi’lerin katledilmesinin üzerine giden Lazistan Mebusu Ali Şükrü’yü Topal Osman öldürürken, Topal Osman’ın da İsmail Hakkı tarafından öldürülmesi, devletin en yüksek mertebesine kadar ulaşacak olan kirli ilişkiler zincirinin ortadan kaldırılmasını sağlamıştır. Kuruluş döneminde Kıbrıs’ı eğitim alanı olarak kullanan Kontrgerillanın ülkemizdeki ilk önemli eylemi -Tarihimizdeki ilk kitlesel faşist eylem olarak bilinen tek parti döneminde Cumhuriyet Gazetesi’nin kışkırtmaları ile CHP Gençlik Kolları’nın 15 bin kişi ile Tan, Tanin ve Zincirli Hürriyet gazetelerini basarak yol güzergahlarındaki dükkanları talan etmelerini saymazsak- 6-7 Eylül 1955 tarihinde başta Rumlar olmak üzere gayrimüslümlere yönelik kanlı saldırıların organizasyonudur. Selanik’te ki Mustafa Kemal’in anıtını bombaladıktan sonra, İstanbul’da yayılan dezenformasyonun sonucu başlatılan 6-7 Eylül olaylarının ardından 20’ye yakın Rum ve gayrimüslüm öldürülmüş, işyerleri ve evler talan edilmiştir. 6-7 Eylül olaylarının ardından İstanbul’da yaşayan Rumların büyük bir kısmı Yunanistan’a göç etmek zorunda kalmışlardır.6-7 Eylül olayları ülkemizde Özel Harp Dairesi olarak kurulan kontrgerillanın ilk önemli eylemlerindendir. Bu eylemin failleri hala karanlıktır.(Sürecek)

  • email Arkadaşınızın maili
  • print Yazıcı versionu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Ekle comment Yanıtlar (0 Gönder)

Güncel haberler

Mersin Yaşam